Bundan
beş yüz yıl önce Amerika'yı keşfedebilmeniz
için zamanın şartlarına göre iyi sayılan
bir gemiye, denizcilik bilgisine ve biraz
da cesarete sahip olmanız yeterliydi. Şanslısınız
ki bugün Amerika'yı keşfedebilmek için bunların
hiçbiri gerekmiyor. Amerika'yı sadece belli
tuşlara dokunarak keşif imkanına sahipsiniz.
Gerçi
beş yüzyıl önceki Amerika'yı bulmanız çok zor
ancak, güçlü bir ekonomi, kaliteli eğitim kurumları,
kültürel ve sosyal fırsatlara sahip bir ülkeyi
tanıma fırsatınız hala var. Kilometrelerce uzayan
sokaklar, bin bir ırktan insanlar, dev binalar
ve ihtişam. Bunların hepsi bir araya geldiğinde
Amerika ortaya çıkıyor.
İşte rüyalar ülkesi ! Çok uzaklarda, ufukta görünen bir noktaya
doğru ilerliyorsunuz ve dakikalar sonra o noktaya
ulaşıyorsunuz...
Ve kendi kendinize şöyle söylüyorsunuz: "Aman
Allah'ım! Özgürlük Anıtı".
Amerika'ya hoş geldiniz!..
Yeterince şanslı biriyseniz ilgili bir profesöre
sahipsiniz demektir ve üniversitenin sorumlusu
olarak sizi sıcak bir gülümseme ile karşılayacak,
size kollarını açacaktır.
Dahası, havaalanı otobüsü sizi terminalden alacak
ve merkezi otobüs terminaline bırakacaktır. Eğer
havaalanı yetkilileri bu hizmeti size sağlamazlarsa,
seyahat ettiğiniz havaalanı şirketi sizin yolculuğunuzla
ilgilenecektir. Bundan sonrası size kalmış.
Genel Sağlık Sistemi Amerika'nın
sağlık sisteminin anlaşılması, Amerikalılar için
bile zordur. Yeni çıkan ve çıkacak olan yasalar
konuyu daha da karmaşıklaştırmaktadır. Amerikan
sistemi dünyanın en iyilerinden - ve en pahalılarından-
biridir. ABD'de beklenmedik sağlık kazaları seyrek
görülür; örneğin musluk suyu ülkenin her yerinde
içilebilir niteliktedir. 911 ve 0 (sıfır) telefon
sistemlerine de yaygın olarak erişilebilir. Kaliteli
sağlık hizmetleri ülkenin her yerinde çeşitli
kaynaklardan alınabillir. Bütün mesele uygun prosedürü
ve hangi hizmet için nereye gidilmesi gerektiğini
bilmektir. Bu bilgi yabancı bir öğrenciye önemli
zaman ve para tasarrufu sağlar.
Kampüs
içi ve dışı sağlık hizmetleri ABD, diğer ülkelerden farklı olarak sosyal
sağlık hizmeti sunmaz. Yerel sağlık sistemini
ihtiyaç duymadan önce öğrenmek önemlidir. Kampüsteki
ilk haftanızda, (aşı ve bağışıklık kayıtlarıyla
reçeteleri içeren) sağlık kayıtlarınızı okulun
sağlık merkezine veya revire götürün. Kampüslerin
çoğunda bir tür tıbbi hizmet sunulur; bu hizmetler
basit ilk yardım ve küçük rahatsızlık tedavilerinden,
laboratuar testleri, röntgen ve uzman doktor
tedavisi sunulan sağlık merkezlerine kadar değişebilir.
Kampüslerdeki hizmetler genellikle çok pahalı
değildir.
Eğer kampüs dışında bir doktora gitmeyi tercih
ederseniz çok sayıda seçeneğiniz vardır (ama
genellikle daha yüksek ücret ödemek kaydıyla).
Özel doktorlar çalışma saatlerinde (9-5 arası),
durumu acil olmayan hastalara randevu ile hizmet
verirler. Küçük acil klinikleri randevu talep
etmezler ve genellikle hafta sonu ve tatillerde
açık olurlar.
Turistik
etkinlikler
Amerika dağlar, ormanlar, kanyonlar ve sahiller
açısından gayet zengin doğal güzelliklere sahiptir.
Sierra Nevada Dağlarında trekking, Colorado
Nehri üzerindeki Grand Kanyonda rafting, Mississippi
Nehri boyunca kano, Great Lakes üzerinde balıkçılık,
Florida'da yelkenli, Hawaii'de dalış, Rocky
Dağlarında kayak gibi hemen her tür spor dalını
kolayca yapma imkanı bulabilirsiniz. Amerika'nın
milli parkları Milli Park Hizmetleri (NPS) tarafından
idare edilmektedir. Yürüyüş yapılan yollar genellikle
iyi korunmuş ve işaretlenmiştir.
Milli Park Sistemi, arkeolojik ya da jeolojik
fenomenlere dayalı Milli Anıtları (Wyoming'deki
Devil's Tower gibi), Milli Ormanları ve şehir
dışında ya da yoldan uzak olmasıyla az bilinen
parkları içine alır. Milli Parklar ve Milli
Anıtlar, eyaletler tarafından idare edilmektedir.
Amerika'daki park ve mesire yerlerinde, buralardaki
faaliyetler ve diğer pratik bilgiler (mesela
hava raporu ya da balık tutma kuralları gibi)
hakkında bilgi veren ziyaretçi danışma merkezleri
bulunmaktadır.
Parkların ve anıtların çoğu 4-20 USD arası giriş
ücreti almaktadırlar. NPS'lerden paso temin
edilebilirse (Golden Eagle Passport - 50 US$)
sürücü ve beraberindeki bütün yolcuların tüm
milli parklara ve anıtlara yıl boyunca ücretsiz
girmeleri sağlanabilir (kullanıcılar, bu pasonun
kamp, yüzme, park ve bot kullanma gibi faaliyet
ücretlerini kapsamadığını bilmelidirler).
Hemen her park ve anıtta kamp yapma imkanı olmasına
rağmen sadece daha büyük parklarda konaklamak
için oteller mevcuttur. Balık tutmak için izin
almak zorunludur ve izin alma prosedürü eyaletten
eyalete değişmektedir.
Seyirlik
sporlar
Amerikan futbolu, beyzbol ve basketbol milli
sporlardır. Biletler ve programlar hakkında
bilgi yerel turist bürolarından alınabilir.
Beyzbol sezonu Nisan'dan Eylül'e kadar, futbol
sezonu Eylül'den Ocak'a kadar, basketbol sezonu
da Kasım'dan Nisan'a kadar devam etmektedir.
Beyzbol biletleri nispeten ucuzdur (kişi başına
7 $ gibi); fakat profesyonel futbol biletleri
hem çok pahalı hem de alınması çok zordur.
Buz hokeyi sezonu Ekim'den Mart'a kadar sürmektedir.
En popüler tenis karşılaşmaları New York'taki
Flushing Meadow'da yapılan US Open'dır. Bu karşılaşmalar,
Ağustos'un sonundan Eylül'ün başına kadar devam
eder. ABD'de at yarışlarının en önemli merkezi
ise Kentucky Eyaletindeki 'Bluegrass Country'dir.
Yılın en önemli yarışları olan Bluegrass Stakes
ve Kentucky Derby (Mayıs'ta), Kentucky/Churchill
Downs'daki yarış alanında yapılmaktadır. Rodeo
ise genellikle Colorado, Oklahoma, Texas ve
diğer batı eyaletlerinde yaygındır.
Kış
sporları
ABD'de özellikle Rocky Dağları ve Sierra Nevada'da
dünyanın en iyi kayak pistleri vardır. Rocky
Mountains, Aspen, Vail, Jackson Hole ve Big
Sky zirveleri kayak için çok elverişlidir. Sierra
Nevada'da Lake Tahoe en önemli kayak merkezidir.
Çin kayağı için New England, California, Minnesota,
Wisconsin ve Wyoming de tercih edilen yerlerdendir.
Son birkaç yıl içinde kızak giderek yaygınlaşmaya
başlamıştır.
Golf
Amerikalıların golf tutkusunu ülke içinde verilen
kurs sayısının çokluğundan ve şampiyonluk maçlarındaki
korkunç kalabalıktan anlayabilirsiniz. 13 milli
şampiyonluktan altısı 2000'de West Coast'ta
yapılmıştır.
Su
sporları
Amerikan sporlarının en önemlilerinden biri de
sörftür. Hawaii, Waimea, Sunset Beach and the
Banzai Pipeline Amerika'nın ve dünyanın en meşhur
sörf merkezlerindendir. California'da da Malibu,
Rincon, Trestles ve Mavericks'te önemli merkezler
vardır. Tüple ve hortumla dalış, Hawaii, California,
Florida ve bütün doğu sahili boyunca yapılabilecek
sporlardır. Dünyanın en geniş dalış sporu kuruluşu
olan The Professional Association of Diving Instructors
(PADI)'nın California'da şubesi bulunmaktadır.
Diğer popüler su sporları arasında yelken, rüzgar
sörfü ve jetskiing yer almaktadır.
KISA
KISA AMERİKA
Para
Birimi
:
Amerikan
Doları
Konuşulan
Diller
:
Ülkenin resmi dili İngilizcedir.
Başkenti
:
Washington
Nüfusu
:
294.584.000
Uçuş
Süresi
:
9
saat
Saat
Farkı
:
Batısı
7 saat, doğusu 9 saat geri.
İklim
- Sıcaklık
:
Ülkenin kuzey bölümünde dört mevsim görülür.
Kışlar bazı bölgelerde oldukça soğuk geçer.
Yazlar ise sıcak ve nemlidir. Güneyde ise
çöl iklimi hakimdir. Güney bölgesini doğu,
merkez ve batı olarak düşünmek lazım. Batı
ve Doğuda kışın dahi çok soğuk olmaz, sonbahar
günleri zaman, zaman yağmurlu olabilir.
Önemli
Telefonlar
:
Ülke
Kodu
:
1
Türk
Konsoloslukları
:
New York: (1 212) 949 0159 -60 -61
Los Angeles: (1 213) 937 0110
Önemli
Havalimanları
:
New
York FK Havalimanı: 1 718 244 4444
Los Angeles Havalimanı: 1 310 646
5252
San Diego Havalimanı: 1 619 400
2400
San Francisco Havalimanı: 1 650
821 8211
Hawai Havayolları: 1 800 882 8811
Santa Barbara Havalimanı: 1 805
681 4803
Orlando Havalimanı: 1 407 894 9831
Honolulu
Havalimanı: 1 800 323 3345
Philadelphia Havalimanı: 1 215 937
6937
Chicago Midway Havalimanı: 1 773
838 0600
Türkiye'
ye Telefon Nasıl Açılır?
00
+90+alan kodu+telefon numarası .
Bankaların
Açık Olduğu Saatler
Hafta
içi 09.00-15.00. Bazı şubeler cumartesi günleri
açıktır .
Elektrik:
110
Volt. Prizleri ikili olmasına rağmen yassı uçludur.
K.D.V.:
Vergi oran mamüle göre değişmektedir ve etiket
fiyatlarına vergi dahil değildir. TAX REFUND yazılı
tabelası olan dükkanlardan alışveriş yapmanız
iadeden yararlanabileceğiniz anlamına gelir. Ayrıca
Dükkanlarda form doldurup doldurmayacağınız gerektiğini
sormanız yararlıdır. KDV iadesi yoktur.
Tıpkı
New York'u İstanbul'a benzetebileceğimiz gibi
Washington içnde Amerika'nın Ankara'sı diyebilriz.
Amerika denilince aklımıza gelen ilk görüntülerden
biri, dış haberlerde sıkça gördüğümüz Özgürlük
Anıtı'nın bulunduğu New York ya da beyaz kubbeli
yapı olarak da tanınan ve deyim yerindeyse Amerika'nın
alameti farikası olarak bilinen ve Washington
D.C. 'de bulunan "Capitol Hill" dir.
National Air and Space Museum'da, Ay'dan getirilen
bir taşa dokunmaktan, Lincoln Memorial' in merdivenlerinde
yürürken kulağınıza çalınan Martin Luther King'in "I have a dream... " diye başlayan o
ünlü konuşmasına; dünyanın en büyük filini görmeye,
"Forest Gump" filminde Tom Hanks'in
konuşma yaptığı havuzun kenarında durmaya, pek
çok ajan-polisiye romanlarında okuduğumuz meşhur
Pentagon' un koridorlarında dolaşmaya, "Mall"
adı verilen Smithsonian Enstitüsü'nün müzelerini
gezmeye, kimilerine göre Metropolitan müzesi gibi
bünyesinde bulundurduğu değerli sanat eserleriyle
ününü ülke sınırlarının dışına taşıyan National
Gallery of Art müzesinde Van Gogh, Cezanne, Monet'
in tablolarını görmeye, ya da Phillips Collection
isimli galeride Renoir'in en ünlü eserlerinden
biri olan "Lunching on the Boating Party" isimli tablosuna yakından bir göz atmaya ne dersiniz?
Gündüz olduğu kadar gece de kendisini ziyaret
edenlere cömert davranan bu şehirde, New York'
tan gelen ünlü müzikallerden tiyatrolara, açık
hava konserlerinden, Latin, reggae, Jazz klüplerine
kadar pek çok seçenek sizleri bekliyor. Hızlı
yaşamı seven arkadaşlarımıza Adams Morgan'ı görmeden
gelmemeleri tavsiye olunur.
Turistik çekiciliğinin yanı sıra ülkenin önde
gelen ve en saygın üniversitelerinin de bulunduğu
Washington D.C., yetiştirdiği değerli öğrencileriyle
de tanınmaktadır.
JEFFERSON MEMORIAL -Jefferson Anıtı:
1942 yılında inşaa edilmiştir. Thomas Jefferson'ın
Rudolph Evans tarafından yapılan muazzam bir bronz
heykeli anıtın içinde bulunmaktadır. Heykel Jefferson'ın
en etkileyici yazılarından pasajları içeren paneller
tarafından çevrelenmiştir. İstek üzerine sabah
8'den gece yarısına kadar olan süre içinde tur
yapılabilir.
FEDERAL BUREAU OF INVESTIGATION - FBI Binası:
Dünya'da bulunan tüm silahların birer örneği
bulunduğu bu yerde ajanlar size tur sonunda küçük
bir de show düzenliyorlar.Turda FBI suç laboratuarları,
FBI' ın tarihi geçmişini anlatan bir sergi, dünyanın
sayılı gangster, ajan,ve uyuşturucu satıcılarından
yakalanmış ve hala aranmakta olan kişileri hakkında
tur sırasında bilgi verilmektedir.
FORD'S THEATRE - Ford Tiyatrosu: 14 Nisan 1865'te John Wilkes Bootho tarafından
Başkan Abraham Lincoln'un suikaste uğradığı yerdir.
Restore edilen tiyatro hala pek çok gösteriye
ev sahipliği yapmaktadir. Gösteri gün ve saatleri;
Salı-Pazar 9:30, Perşembe 13:00, Pazar 15:00.
Ford Tiyatrosu müzesi en alt katta bulunmaktadır
ve suikast ile ilgili 400 tarihi parça canlandırılmaktadır.
Tiyatro içinde her saat başı Ulusal Park görevlileri
tarafından suikast ile ilgili bir konuşma sunulmaktadır.
SMITHSONIAN INSTITUTION - Smithsonian Enstitüsü:
Renwick Gallery of the National Museum of American
Art
Enstitüde yukarıda belirtilen 16 müze ve galerinin
yanı sıra Ulusal Hayvanat Bahçesini de içermektedir.
9 müzesi Mall içinde yer alır.
The Freer Gallery of Art and the Arthur M.
Sackler Gallery Smithsonian Institution'de bulunan ve Asya
sanatından örnekleri gösteren 2 müzedir.
Hirshhorn
Museum and Sculpture Garden Smithsonian Institution'de bulunan modern
sanat ve heykel müzesidir.
Kreeger
Museum 19 ve 20. yüzyıl sanatının en nadide örneklerinin
sergilendiği müzede Monet, Picasso ve Moore'un
eserlerini görebilirsiniz.
National
Gallery of Art 2 binadan oluşan ve dünyanın en ünlü müzelerinden
biri olan bu müzede, 13 yy. dan günümüze kadar
uzanan Avrupa sanatı ile sömürge döneminden
günümüze Amerikan sanatının en güzel örneklerini
ve koleksiyonlarını barındırmaktadır. Bati Kanadında
İtalyan resim ve heykellerini görebilirsiniz,
özellikle Leonardo da Vinci'nin tablosunu görmenizi
tavsiye ederim. Daha çağdaş örneklerin bulunduğu
Doğu kanadında ise 20. yy Avrupa ve Amerikalı
sanatçıların eserlerini görebilirsiniz. Van
Gogh, Edgar Degas, Claude Monet, Manet, Delacroix,
Renoir, Cezanne ilk aklıma gelenler. Ayrıca
müze de, daha çok balerinlerin provalarını resmetmesiyle
ünlü ressam Edgar Degas'ın günümüze kadar korunmuş
69 balmumu heykelinden 17 tanesi bulunmaktadır.
Galeri pazartesi-cumartesi 10-5, pazar günü
11-6 arası ziyaret edilebilir. Ücretsiz. 202-737-4215.
National
Museum of American History Amerikan'ın sömürgelerden bugüne kadar olan
tarihsel geçmişi içinde bir yolculuk yapacağınız
müze.
National
Museum of the American Indian Amerikan Kızılderililerin günlük yaşamlarından
çeşitli örneklerin gösterildiği müze.
National
Museum of African Art Afrika kıtasının zengin görsel geleneklerinden
parçaları görebileceğiniz müzedir.( Smithsonian
Institution'e bağlıdır.)
National
Museum of American Art Amerika'daki ilk federal sanat koleksiyonudur
ve .Smithsonian Institution'e bağlıdır.
National
Museum of Women in the Arts Kadın sanatçılarının başarılı çalışmalardan
örnekleri görebileceğiniz müze. Müzede bulunan
eserler değişik zaman & ulustan kadın sanatçılara
aittir.
U.S. CAPITOL: Amerikan'ın en tanıdık yerlerinden biri
olan muhteşem kubbeli büyük beyaz yapı.Çoğumuzun
Beyaz Saray olarak bildiği ve Senato ile Yüksek
Mahkeme'nin bulunduğu binadır. Günde ortalama
25000 kişi tarafından ziyaret edilir. 09:00-15:45
arasında 35 dk lık rehber eşliğindeki bir tura
katılınabilir.
THE WHITE HOUSE - Beyaz Saray: George Washington -yapımın görse de oturamadığı
-dışındaki tüm Amerikan başkanlarının görev
sürelerince kullandıkları ikametgahlarıdır.200
yıl önce yapılmış olan yapının, 1948-1952 yılları
arasındaki renovasyon ile dış cephesi olduğu
gibi korunurken, iç mimarisi yeni baştan düzenlenmiştir.
Daha önce görev yapmış başkanlardan kalma antika
ve orijinal parçalar dekorasyonu tamamlamaktadır.
Şehri ziyaretiniz sırasında mutlaka gezmeniz
tavsiye edilir. Salı-Cumartesi 10:00.
WEST REFLECTING POOL: Pek çok konser, politik gösteri ya da yılbaşında
toplanan binlerce insanı çevresinde barındırmış
olan bu havuzu pek çok filmde görmüşsünüzdür.
Fazla söze ne hacet; umarım Washington'a kadar
gidip bu meşhur havuzun ekrandaki görüntüsünden
ziyade gerçeğini görmeden gelmezsiniz.
Dünyanın
başkenti niteliğini taşıyabilecek New York'tan
başka bir kent daha yoktur. New York sekiz milyon
nüfusunu 800 km kare alanda barındırır. New Yorklu
olmak bir ayrıcalıktır. New York'a insanlar adeta
akın eder. Buna neden olan şeyler tam olarak açık
olmasa da insanları buraya çeken şey buranın hiper-aktif
, enerjik hayatıdır.
New York gerçekten global bir kenttir. New York'a
gittiğinizde sanki orada daha önce bulunduğunuzu
sanırsınız. Özgürlük Abidesi'ne , Empire State
Binası'na , Central Park'a ve de Times Square'e
hayran kalacaksınız. Modern Sanat Müzesi dünyanın
en ünlü müzelerindendir. Guggenheim Müzesi ve
Modern Tarih Amerikan Müzeleri de onun kadar ünlüdür.
Kitapçıları, tiyatroları, yemekleri, alışveriş
imkanları ve insanları.New York'ta nereye giderseniz
gidin kendinizi hoş bir tecrübenin içinde bulacaksınız.
TARİH:
New York'u keşfetmek için gelen ilk kaşif olan
Fransız Giovanni da Verrazano kuzeydoğu kıyılara
doğru yolculuk yapmış ve buraya 1524 yılında ulaşmıştır.
Ancak Giovanni şehre giriş yolunu bulamamıştır.
Bu yüzden New York ancak 1609 yılında İngiliz
kaşif Henry Hudson tarafından keşfedilebilmiştir.
Hudson gördükleri karşısında çok etkilenmiş ve
'İnsanın hayal bile edemeyeceği kadar güzel bir
yer.' demiştir.
Ve keşifi izleyen yıllarda bu küçük yer gelişmiş
ve bugünkü halini almıştır. Şehir ilk zamanki
büyüsünü hala korumaktadır. Frank Sinatra'nın
dediği gibi ' New York New York senin bir parçan
olmak istiyorum.
YİYECEK & İÇECEK: Dünya Mutfakları birbirine hiç bu kadar yakın
olmamıştır New York'ta olduğu kadar. 38. cadde'de
ki Ali Baba restorantından tutunda Manhatten'ın
göbeğindeki Çin lokantalarına kadar, New York
size çok geniş bir damak tadı yelpazesi sunar.
Eğlence ve Sanat'ın bir büyük merkezi de New York
tabii ki..Uçmaya gelenler için en hızlı pistlerden
biri bizce...
Eğer New York'ta outdoor aktiviteler arıyorsanız
burada birçok seçenek bulacağınıza emin olabilirsiniz.
Hudson Nehri civarındaki Chealsea Piers Kompleksi
birçok olanağa sahiptir: koşu alanı, yüzme havuzu,
plaj voleybolu ve dağcılık aktiviteleri. Eğer
koşmak istiyorsanız Central Park'ı deneyebilirsiniz.
Ayrıca Jacqueline Kennedy Onassis Reservoir da
2.5 km'lik koşu alanıyla dikkate değer.
New York'ta her yerde bisiklet kiralayabilirsiniz
; ancak bisiklet sürmek için en iyi yer trafiğin
olmadığı Central Park'tır. Ayrıca Central Park'ta
buz pateni de yapabilirsiniz. Bununla birlikte
balık tutmak isteyenlere Hudson Nehri'ni önerebiliriz.
AKTİVİTELER: New York'ta özel bir olayın olmadığı bir hafta
bulmak imkansızdır. Her yıl 50 genel ve de 400'e
yakın sokak festivalleriyle New York gerçekten
renkli bir yerdir. Times Square' deki yeni yıl
kutlamaları dünyadaki en ünlü kutlamalardan biridir.
17 Mart'ta 5th Avenue'de yapılan ' St. Patrick
Günü ' kutlamaları da 200 yıldan beri yapılan
geleneksel kutlamalardan biridir.
Haziranda Central Park'ta 'Change Your Mind Day'
( fikrini değiştirme günü ) düzenlenir. Bu günde
bazı konular tartışılır. Haziranda ayrıca JVC
Caz Festivali ve New York Shakespeare Festivali
yapılır. Bu festivallere ünlü starlar da katılır.
4 Temmuz'da Amerika'nın kurtuluşu kutlanır. Bu
günde East River civarında havai fişek gösterileri
yapılır. Bu da gerçekten eğlenceli bir aktivitedir.Ağustos
ayında zencilerin düzenlediği Harlem Week ( Harlem
Haftası ) de renkli geçer. Hip-hop tarzı müzikten
hoşlananlar özellikle kaçırmamalıdır. Eylül ayında
ise New York Film Festivali yapılır. Ünlüleri
görmek istiyorsanız kaçırmayın.
Dünyada
Los Angeles kadar filmlere konu olan, televizyonda
gözüken ve magazinlere kapak olan başka bir şehir
daha yoktur. Los Angeles Amerikan Rüyası'nın doğduğu
yerdir. Eğer buna hazır değilseniz bu rüyayı biraz
can sıkıcı ve biraz da korkutucu bulacağınızdan
süpheniz olmasın.
Öte yandan starları görmek, onlara daha yakın
olmak istiyorsanız
kesinlikle doğru yere geldiniz.
TARİH: Los Angeles'da ilk yerleşmenin M.Ö 5000-6000
yılları arasında burada yaşayan Hindistanlılar
tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Los Angeles'a
gelen ilk Avrupalı kaşif Portekizli denizci Juan
Rodriguez Cabrillo'dur. Cabrillo 1542 yılında
buraya ayak basmıştır.
Ancak Los Angeles'a gerçek anlamda insan göçü
18. yüzyılda yaşanmıştır. 1769 yılında California'nın
İspanyol yöneticisi Don Gaspar de Portola ve Junipero
Serra, San Diego'nun kuzeyinden harekete geçtiler
ve geçtikleri yerdeki insanları Hıristiyan olmaya
zorladılar ve aynı zamanda geçtikleri yerler üzerinde
yerleşmeler inşa etmeye başladılar. Bunlardan
iki tanesi : Mission San Gabriel Archangel ( 1771
) ve Mission San Fernando Rey de Espana yerleşmeleri
bugünkü Los Angeles'in temellerini oluşturdular.Bu
iki yerleşmenin gelişmesiyle bugünkü Los Angeles
meydana geldi.
HOLLYWOOOD: LA aslında sinema filmleriyle ünlenmiştir.
Sinemanın merkezlerinden olan Hollywood şu anda
eskisi kadar bir sinema merkezi değildir ; ancak
sinemayla ilgili birçok tarihi unsura sahiptir.
Hollywood Bulvarı'ndan aşağı doğru yürüyün. Bu
sırada birçok ünlü mekan göreceksiniz. Çin Tiyatrosu
( Chinese Theatre ) bunlardan sadece biridir.
Bu yolun üzerinde 150 ünlünün yol üzerine bıraktığı
izleri görebilirsiniz. Burayı geçtikten sonra
kendinizi başka bir tarihi mekanda ilk Akademi
Ödülleri'nin verildiği yer olan Roosevelt Oteli'nde
bulacaksınız.Hollywood ve Vine'ın köşesi eskiden
film endüstrisi açısından çok önemliydi. Bu eski
günlere ait birçok tarihi objeyi 'Collectors Book
Store'da bulabilirsiniz. Eğer Hollywood'dayken
bir ünlüye rastlayamazsanız Hollywood Wax Museum'a
veya 'Frederick's Hollywood Lingerie Museum'a
bir uğrayın.
DISNEYLAND ( EĞLENCENİN KALBİ ): LA'ye gelip de Disneyland'e uğramadan gitmek
olur mu? Tabii ki hayır!! Disneyland dört ana
bölümden oluşur : Birinci bölüm Adventureland
( Macera Alanı ) adı verilen bir ormandan oluşur
ve Indiana Jones ve Forbidden Eye bölümleri görülebilir.
İkinci bölüm olan Frontierland bir vahşi batı
havası oluşturur. Üçüncü bölüm olan Fantasyland
Disney'in favori karakterlerini içinde barındırır.
Son bölüm olan Tomorrowland ( Gelecek Alanı )
ise gelecekle ilgilidir. Tüm bunlarla birlikte
Disneyland çok kalabalık bir yerdir . Bu yüzden
buraya öğleden sonra çocukların evde uykuya yattığı
saatlerde gelmeniz sizin için daha iyi olacaktır.
UNIVERSAL CITY: Universal City LA'in en büyük , en eğlenceli
parklarındandır. İçinde Universal Studios film
stüdyolarını da barındırır. Stüdyo 1915'te inşa
edilmiştir ve 1964 yılından bu yana halka açıktır.
Backlot Tour'daki bir tramvaya binerek buraya
gezebilir , film çekilen alanları görebilirsiniz.
Burada özel efektleri görme şansınız da olabilir.
Burada ayrıca sekiz adet restoran bulunmaktadır.
Burayı gezip restoranların birinde yemek yemek
hoş olabilir.
BEVERLY HILLS: Beverly Hills , zengin ve ünlülerin yaşadığı
bir yerdir. Bölge birçok diziye ve de filme mekan
olmuştur. Burada her köşe başında bir mersedes
görmek işten bile değildir ( Buna hazır olsanız
iyi olur.). Eğer burada alışveriş yapmak isterseniz
( ki hiç de önermeyiz ) Rodeo Drive' a gidebilirsiniz.
Burada Tiffany , Armani , Vuitton gibi ünlü markalar
"en pahalı kim" yarışı içerisinde satış yapmaktadır.Kuzey
Beverly Hills lüks yaşamın ana merkezi konumundadır.
Burada Jack Nicholson , Warren Beatty ve Harrison
Ford gibi ünlülerin evlerini görebilirsiniz. Eğer
daha sakin ancak yıldız kaynayan başka bir yer
görmek isterseniz LA'in batısındaki 'Bel Air'
a uğramanızı tavsiye ederiz.
MALIBU: LA'de bulunan plajların çoğu kirlidir ve o
kadar da rağbet yoktur bu plajlara ancak bazı
plajlar gitmeye değer niteliktedir. Malibu da
Güney California'nın en çok temiz plajlarındandır.
Eğer güneşlenmek veya denize girmek istiyorsanız
Malibu sizin için en iyi seçim olacaktır. Malibu'da
birçok yer özel işletmeler tarafından sahiplenilmiş
olsa da burada halka açık çok hoş plajlar bulacağınıza
emin olabilirsiniz.
VENICE PLAJI: Venice Plajı insan yoğunluğunun fazla olduğu
yerlerden biridir. Plajdaki 'Ocean Front Walk'
bölgesi koşucular , akrobatlar , müzisyenler ,
basket oynayanlar ve de zinde kalmakla kafayı
bozmuş insanlarla doludur.Burası yıllar önce sadece
sular altında kalmış bir yerdi ; ancak bir sigara
şirketi burayı gondolla kanallarında gezi yapılan
bir eğlence alanına dönüştürdü. Şu anda birçok
kanal kapanmış olsa da bölge eski canlılığını
hala korumaktadır. Burası alışveriş yapmak sonra
da oturup insan kalabalıklarını seyretmek için
uygun bir yerdir.
GETTY MÜZESİ: LA'deki müzelerin en başında J. Paul Getty
Müzesi gelir. Müze Santa Monica'nın batısında
Pasifik Kıyı Yolu üzerindedir. Müzenin orijinal
koleksiyonu bir villa içinde bulunmaktadır ve
koleksiyonun değeri yaklaşık üç milyar dolardır.
Müze içindeki ve dışındaki bahçeleri , Yunan-Roma
zamanında kalma olan antika objeleriyle dikkati
çekmektedir. Villa 1997 yılında halka kapatılmıştır
ve 2001 yılına kadar açılmayacaktır ; ancak müzedeki
fotoğraflar Santa Monica Dağları'ndaki Getty Center'da
görülebilir.
KNOTT'S BERRY FARM: Burası Disneyland'in 6 km ( 4 mil ) kuzeybatısındadır.
Berry Farm vahşi batı tarzında zaman geçirmek
ve de kızarmış tavuk yemek için en uygun yerdir.
( Kentucky Fried Chicken sever misiniz? ) Bölge
eskiye oranla biraz daha gelişmiştir; ancak silahlı
düellolar ve altın arayışı hala revaçtadır. Ayrıca
burada Meksika tarzı bir yer olan Fiesta Village
ve küçükler için Snoopy Kampı vardır. Buraya eğer
açıksa I-5 yolu veya 91 nolu yolu kullanarak ya
da arabanız yoksa otobüsle gelebilirsiniz.
PASADENA : Pasadena, kiliseleri ve binalarıyla tarihi
bir yer niteliğindedir. Burayı gezerken binaların
mimarisine hayran kalacağınızdan eminiz. Özellikle
Charles ve Henry Greene tarafından dizayn edilen
'Gamble House'u görmenizi tavsiye ederiz.Şehrin
kalbi 'Old Town Pasadena' olarak bilinir. Bu bölge
14 bloktan oluşmaktadır. Butikleri , restoranları,
kafeleri, antik kitapçılarıyla görülmeye değer
bir yerdir. Ayrıca Green Oteli ve de klasik sanatın
örneklerinin sergilendiği Norton Simon Müzesi
de görülmesi gereken yerlerdendir.Old Town'un
birkaç mil doğusunda Huntigton Kütüphanesi , Müzesi
ve Botanik Bahçeleri görülebilir. Burası bir öğleden
sonranızı geçirebileceğiniz hoş bir kültürel merkezdir.
Gutenberg'in orijinal incilini ve Benjamin Franklin'in
kendi el yazısından otobiyografisini bulabilirsiniz.
Sanat galerisi ise içinde İngiliz ve Fransız ressamlarının
tablolarını ve Amerikan sanatına ait örnekleri
içinde barındırır. Botanik Bahçeleri ise 15 ayrı
bölümden meydana gelmektedir. Bunların en popülerleri
Çöl, Japon ve Shakespeare Bahçeleri'dir.
LA BREA TAR KAZI ALANLARI : La Trea Bar bölgesi dünyanın en önemli paleontolojik
kazı alanlarından biridir. Burada yaklaşık 40.000
yıllık bitki ve hayvan fosilleri bulunmaktadır
ve de hala çoğu gün ışığına çıkartılamamıştır.
Burada arkeologları paleontolojik kazı yaparken
görebilirsiniz. Çıkan fosiller George C. Page
Müzesi'nde sergilenmektedir. Bu müzede saber-tooth
kaplanı ( dişlerine dikkat ) ve kocaman kurt fosilleri
vardır.
SAN GORGONIO WILDERNESS : San Gorgonio ağaçları ve gölleriyle 150 km
kare ( 90 mil kare ) alan kaplamaktadır. Bu bölgede
bulunan San Bernardino Dağları ve San Gorgonio
Tepesi önmeli alanlardandır ve ikisi de 3000 m'den
yüksektir. Bölge karmaşık topografik yapıya sahiptir
: dağlar , kanyonlar ve tepelikler. Bölge vahşi
yaşam bakımından zengindir ( bölgede ayılara bile
rastlayabilirsiniz ) . San Bernardino Dağları
ve San Gorgonio Tepesi arasındaki Jenks Gölü piknik
ve yürüyüş için ideal bir yerdir.San Gorgonio'da
kamp kurmak için de uygun alanlar bulabilirsiniz.
San Gorgonio arabayla LA'den 90 dk. Uzaktadır.
Buraya Big Bear'dan kalkan otobüslerle ya da 38
nolu yolu kullanarak kendi aracınızla gelebilirsiniz.
PALM SPRINGS : Palm Springs ünlülerin kışın geldiği yerlredendir
. Bölgede yaklaşık 250.000'in insan , 10.000 yüzme
havuzu , 85 golf alanı ve LA'deki plastik cerrahların
%90'ı bulunur. Palm Springs gaylerin yeni gözde
alanı olmakla beraber , ilkbahar tatiliyle birlikte
burası kolejlilerle dolar. Ancak burada havuza
gitmek ya da golf oynamaktan başka yapılabilecek
bir şey yoktur.İnsanların buraya gelnmesinin temel
nedeni yakındaki kanyonları , dağları ve çölü
gezmektir. Andreas , Murray , Palm ve Tahquitz
en popüler kanyonlardır. Ayrıca 1800 m ( 6000
fit ) yüksekliğindeki San Jacinto Dağları'na teleferikle
çıkmak da ayrı bir zevktir. Ayrıca bölgede birçok
müze bulunur. Palm Springs Çöl Müzesi , Yaşayan
Çöl Müzesi , Kalp Müzesi bunların en popülerleridir.Palm
Spring LA'in arabayla iki saatlik yol doğusundadır.
Ayrıca buraya 'Greyhound' servisleriyle veya trenle
de gelebilirsiniz.
San
Diego Amerikanin cok sevilen California eyaletinin
ikinci buyuk sehridir, ve Amerikanin en guzel
sehri diye taninir .Yil boyunca cok yumusak ve
guzel bir iklimi vardir . Pasifik Okyanusunun
kiyisindaki deniz kiyisi Istanbulumuzun Bogazici,
Bebek, Tarabya kiyilarini andirir .
Temiz, duzenli ,sakin ve tehlikesiz bir yasantisi
vardir .San Diegonun La Jolla diye anilan muhitinin
(la jolla mucevher demek) guzelligi cok meshurdur.
San
Francisco birçok alternatifi bünyesinde barındıran
bir şehirdir. Milenyum gençliğinin, çiçek gücünün
ve öğrenci başkaldırışlarının merkezidir. ABD'nin
en çok ilgi çeken şehirlerinden biridir, kısacası.
İnişli çıkışlı sokakları İstanbul Arnavutköy tepelerinden
Boğaza inişi çağrıştırır. Körfezi ve ünlü köprüsü
ile de bizce İstanbul'a en çok benzeyen Amerikan
şehridir.
Tarihi:
San Francisco Körfezi'ne ilk gelen ziyaretçiler
büyük bir olasılıkla
şehrin yolunu bulamadılar. Daha sonra 1579 yılında
Sir Francis Drake ''Reyes'' denilen bir noktada
( Şehrin 60 km kuzeyinde ) yerleşti ve oraya Kraliçe
Elizabeth adını verdi. Daha sonra güneye Golden
Gate'e doğru yol almaya başladı, fakat çok geçmeden
İspanyol kaşifler Reyes Körfezi'nin adını değiştirdiler
:La Bahia de San Francisco.
Ne ki, Reyes civarında gemileri battı. Onlar da
kendilerini kurtarmak için Acapulco'ya gittiler.
Böylece San Francisco keşfedilmek için 200 yıl
daha beklemek zorunda kaldı.
1775 yılında Juan Manuel de Ayala Golden Gate'e
giren ilk Avrupalı kaşif oldu. Daha sonra 1776
yılında Kaptan Juan Bautista de Anza buraya geldi.
Anza Golden Gate'ın oraya bir kale ve Mission
Bölgesi'ne Mission Dolores'i inşa ettirdi. Yerba
Buena adlı küçük bir köy bu iki yapı arasında
gelişti ve bugünkü San Francisco'nun doğum yeri
oldu.
San Francisco yılın her zamanı popüler bir yerdir.
Yazları yoğun bir turist akımına sahne olur. Bu
nedenle fiyatlar yazın yükselir. Zaman zaman trafikte
kuyruklar kilometrelerce uzar ve şehir içinde
arabanızı park edecek yer bile bulmanız zorlaşır.
Körfeze genelde sis hakim olur. İç kesimlerde
de sıcaklıklar yüksektir. Bu sebeple San Francisco
için hava tahmini yapmak imkansız gibi bir şeydir.
Ancak ziyaret için en iyi zamanın Eylül - Kasım
arası olduğunu söyleyebiliriz. Körfez bölgesinde
üç havalimanı vardır: Körfezin batısındaki San
Francisco Uluslararası Havalimanı, körfezin doğusundaki
Oakland Uluslararası Havalimanı ve körfezin güney
kıyısındaki San Jose Uluslararası Havalimanı.
San Francisco ile diğer şehirler arasında gidip
gelen birçok otobüs şirketi vardır,
ancak 'Greyhound' uzun mesafe yolculuk yapan tek
şirkettir. Şirketin otobüsleri Soma 'daki Transbay
Terminali'nden kalkar. Şirketin San Francisco'dan
sıkça Los Angeles'a ve daha az sıklıkta Seattle
ve Lake Tahoe' ye de turları vardır. Alternatif
şirket olarak Green Tortoise ' i deneyebilirsiniz.
Bu şirketin turları ile ilgili bilgilere Kuzey
Plajı'ndaki bürolarından ulaşabilirsiniz. Seattle,
Los Angeles, Kuzey California Ormanları ve Yosemite
' e de tur yaparlar.
San Francisco'dan arabanız ile çıkarsanız 101
no'lu yolu kullanarak güneye Los Angeles'a ya
da kuzeye Oregon'a ulaşabilirsiniz. Ancak 101
no'lu yolda daima yoğun bir trafik vardır. ( bazen
akıcı, bazen az akıcı ). 1 no'lu karayolu daha
yavaş ancak manzara açısından daha hoştur.. Bunun
yanında 80 numaralı yolu kullanarak Körfez Köprüsü
üzerinden Berkeley'e ulaşabilirsiniz.
ŞEHİR İÇİ ULAŞIM
Tramvay: San Francisco'da tramvaylar üç ayrı
rotada seyrederler.
Bu rotalardan ikisi Powell - Hyde, Powell - Mason
arasıdır.
Bu tramvaylar Powell ve Market Caddeleri'nin köşesinden
kalkıp
Nob Hill ve Fisherman's Wharf' a ulaşırlar.
Üçüncü rota ise Market Caddesi ile Van Ness Avenue
arasındadır.
Bu hat diğerlerine oranla daha az kalabalıktır.
Tramvayları yazın kullanmak sıkıcı olabilir. Çünkü
yaz aylarında tramvay kuyruklarında 45-60 dakika
beklemek olasıdır. Otobüsler ve Troleybüsler: Otobüsler ve
troleybüsler şehrin tamamında işlerler ve sık
aralıklarla kalkarlar ( 5 - 20 dakika ). Her hattın
kendine ait bir adı ve de numarası vardır.
Örneğin 5 - Fulton, 24 - Divisadero gibi. Bazı
hatlardaki araçlar her durakta durmazlar.
38 L - Geary Limited ve 14 - L Mission Limited
gibi. Bunlara dikkat etmek gerekir.
9X - San Bruno Express ve 31AX - Balboa gibileri
ise yol boyunca hiç durmaz. Otobüs hatlarına tamamen
vakıf olmak isterseniz 2 dolar 17 sent civarında
satılan ve otobüs hatlarını gösteren bir harita
satın alabilirsiniz. Nostalji Arabaları: Şehirdeki tarihi arabalara
binerek geçmişe bir yolculuk yapabilirsiniz. Bu
arabalar Market Caddesi - Castro hattı arasında
çalışmaktadır. Ayrıca arabaların renklerinin eski
orijinal renkleri olduğunu belirtmekte fayda var. Metro: Metro Embarcadero İstayonu'ndan
start alır ve 5 ayrı hatta sahiptir :
J-Church,
K - Ingleside,
L-Taraval,
M-Ocean View ve
N-Judah.
Bu beş hat şehrin batı ve güneybatı kısımlarının
ilgi çekici yerlerini görmenizi sağlayacaktır.
San Francisco Kuzey California'dan 50 km içeriye
kadar uzanan bir yarımadadır. Batısında Pasifik
Okyanusu, kuzey ve doğusunda San Francisco Körfezi
vardır. San Francisco körfezdeki birçok şehirden
biridir. Diğerleri Körfez Köprüsü'nün doğusundaki
Oakland, Oakland'in hemen kuzeyinde Berkeley ve
San Francisco'nun güneydoğusundaki San Jose dur.
Şehrin en çok turist çeken üç yeri bir üçgenin
köşeleri gibidir. Tabanda Van Ness Ave ve Market
Caddesi ve tepede Embarcadero. Bu üçgenin ilgi
çekici yerleri Union Meydanı'ndaki dükkanlar,
Financial District, Civic Center, Tenderloin,
Nob Hill, Russian Hill, Çin Mahallesi, Kuzey Plajı
ve turistlerin çoğunlukta olduğu Fisherman's Wharf'dır.
Market Caddesi'nin kuzeyinde birçok kulüp ve bar
vardır. Castro ise şehirdeki gay ve lezbiyen yaşamının
merkezidir.
Van Ness Ave'den batıya Pasifik Okyanusu yönüne
gidilirse Marina ve Pasifik Heights gibi komşu
bölgelere ulaşılabilir. Ayrıca üç şehrin büyük
parkı da bu alan içerisindedir:
Presidio, Lincoln Parkı ve Golden Gate Parkı.
49 millik bir sürüş ile şehrin önemli noktaları
gezilebilir. Yolculuk sırasında yoldaki işaretler
size yardımcı olacaktır ancak bir harita ve pusula
yararlı olabilir. Kendinize bir iyilik yapın ve
bir gününüzü bu 49 millik yolculuğa ayırın.
Körfez bölgesinde üç büyük havalimanı vardır.
San Francisco Uluslararası Havalimanı yarımadanın
körfez kısmında şehir merkezlerinin 22km ( 14
mil ) güneyindedir.Oakland şehrinin, Körfez Köprüsü'nün
doğu ucunda kendine ait bir havalimanı vardır.
Körfezin güney ucundaki San Jose Uluslararası
Havalimanı da San Jose'dan birkaç mil, San Francisco'dan
ise arabayla bir saatlik yol uzaktadır.
Greyhound şehir içinde uzun mesafe giden tek otobüs
şirketidir. Tüm otobüs servisleri Transbay Terminali'nden
( SoMa'dadır ) kalkar. 'Amtrak' tren ağı Körfez
Bölgesi'ni Amerika ve Kanada'ya bağlar. Ana tren
istasyonları Doğu Körfezi'nde bulunan Oakland
ve Emeryville'dedir. CalTrain San Francisco'yu
San Jose 'a bağlar ve onun da merkezi SoMa'dadır
Hawaii,
Kuzey Pasifik Okyanusu'nda, Kaliforniya'nın yaklaşık
3,846 km güneybatısında yer alan 132 adadan oluşan
takımadalar kümesidir. Takımadalar, güneyden kuzeye
doğru 2,451 km boyunca uzanır. Hawai'nin başlıca
8 adası, Niihau, Kauai, Oahu, Molokai, Lanai,
Maui, Kahoolawe ve Hawaii'dir. Bu adaların kapladığı
toplam alan, 16,760 km2'dir. Diğer adalar küçüktür
ve meskun değildir. Volkanik faaliyetlerle şekillenen
Hawaii adaları, gerçekten en büyük adalar içerisinde
yer alır. Adaların iç kesimleri dağlıktır, buna
rağmen kıyı kesimi tipik olarak engebeli kayalardan
ve kumlu sahillerden oluşur. Başlıca Hawaii şehirleri,
Honolulu (başkent), Hilo, Kailua ve Kaneohe'dir.
Hawaii nüfusu yaklaşık 1.1 milyondur.
Hawaii adaları, dünyanın en popüler tatil beldelerindendir.
Sörf yapmak, yüzmek, dalış sporları, tenis, yelkenli,
golf, kamp, avcılık, yürüyüş, balık tutmak gibi
çeşitli etkinlikler için çok uygun bir bölgedir.
Milli parklar arasında Hawaii Volcanoes National
Park, Kalaupapa National Historical Park ve Haleakala
National Park yer almaktadır. Başlıca eyalet parkları
ise, Akaka Falls, Haena, Kokee, Sacred Falls,
Wailua River ve Waimea Canyon'dur.
Hawaii, çok sayıda müze ve kültürel etkinlik imkanına
sahiptir. Oahu'daki Bishop Müzesi (özellikle Polonya
kültürünü yansıtır), Honolulu'da Mission Houses
Müzesi, Hilo'da Lyman House Memorial Müzesi ve
Waimea'da Kamuela Müzesi önemli müzelerdir. Kültürel
etkinlikler ise, Laie'daki Polynesian Cultural
Center, Honolulu Academy of the Arts (Avrupa,
Asya ve Hawaii sanat eserleri ile tanınır), Honolulu
Symphony Orchestra, Hawaii Opera Theater ve Royal
Hawaiian Band'dır. Oahu adasında başlıca üç tiyatro
grubu vardır, Honolulu Community Theater, gençlere
yönelik Honolulu Theater ve Windward Theater Guild.
Tropikal bir alanda yer almasına rağmen, Hawaii'nin
iklimi ılıktır. Kuzeyden gelen okyanus esintileri
genellikle ısının ortalama bir sıcaklıkta kalmasını
sağlar. Hawaii'de gündüzler ve geceler yıl boyunca
eşittir, çünkü bu eyalet ekvatora yakın bir konumda
yer alır. Mevsimlere göre sıcaklıklar genellikle
sabittir, çok bir değişim izlenilmez. Yıl boyunca
düzlüklerdeki ısı 21°C ve 29°C arasında değişir.
Özellikle kış aylarında dağlık alanlar daha soğuk
olur. Hawaii' nin en yüksek dağı olan Mauna Kea,
kış aylarında kayak yapmaya oldukça elverişlidir.
Santa
Barbara Pasifik Okyanusu'yla Santa Ynez Dağları
arasında sıkışmıştır. Santa Barbara'ya genellikle
California Rivierası da denir. Burada görülmesi gereken yerler : Santa Barbara County Courthouse , Mission
Santa Barbara ve Santa Barbara Sanat Müzesi'dir.
Bölge ; plajları ,batı kıyısındaki iskelesi ,botanik
ve zooloji bahçeleriyle Doğu California'nın en
hoş yerlerindendir.Santa Barbara LA'den arabayla
bir saat uzaktadır.
Dünyanın
önde gelen turistik noktalarından birisi olan
Orlando'da turistik yerler şehir merkezinden 63
kat daha büyük!.. O nedenle eğlence parkları şehir
merkezine yakın değişik semtlerde yer alıyor..
Örneğin Walt Disney eğlence parkı, Orlando şehir
merkezinin güneybatısında yer alıyor... Sea World
ise Beeline Expressway'in yanında yer alıyor...
Otellerin ve alışveriş merkezlerinin, yani yaşamın
kalbinin attığı Kissimme yöresi ise, 32 kilometre
güneyinde şehir merkezinin... Yani şehir merkezine
gitmek için özel bir çaba harcamalısınız. Orada
ne var derseniz... Güzel bir şehir merkezi...
Ana caddelerinde meşe ağaçları dikili... Kış Parkının
manzarası güzel...
Orlando'nun en iyi tarafı merkezde yer alması.
Bu şu demek... Kısa sürede Meksika Körfezine,
atlantik Okyanusu'na, Daytone Sahiline ulaşabilirsiniz...
Bütün bu yerlere 1/2 saatlik süre içinde gitme
imkanınız var... Orlando, Amerika Birleşik Devletleri'nin
Florida eyaletinde yer alıyor... Ülkenin güneyinde
yer alan Orlando, yıl boyu yaşanan sıcak havasıyla
eğlence parklarının dünyadaki en önemli merkezlerinden
biri... Bu nedenle şehirde,her birini ancak bir
günde gezebileceğiniz 15'den fazla konulu park
var... Orlando bütün dünyada, ailece eğelenebileceğiniz
her türlü etkinliğin bir arada olduğu en büyük
parkları bünyesinde barındırıyor... Ama Orlando
denince de ilk akla gelen yerlerin başında, Disneyland
geliyor... Yani çizgi kahramanlara hayat veren
Walt Disney'in dünyası geliyor. Walt Disney, kendi
çocuğuyla birlikte gittiği bir eğlence parkında
çocukları salıncaklarda sallanırken, kafasında
bu parkların ilk temellerini attığını anılarında
yazıyor... Disney'in bugün ailelerin çocuklarıyla
birlikte eğlenmesi için ilk adımlarını attığı
parktan bu yana geçen yılların ardında, inanılmaz
bir eğlence sektörü yatıyor... Orlando'da ayak
basar basmaz hemen her yerde karşınıza eğlence
yerlerinin tanıtımları çıkıyor...Ve siz de bir
an önce buralara gitmek için can atıyorsunuz...
Orlando'da yerleşim çok ilginç. Tatil için Orlando'ya
gidenlerin büyük çoğunluğu şehir merkezini görmeden
ülkeden ayrılıyor. Çünkü şehir merkezi, eğlence
parklarının kilometrelerce uzağında... Zaten Orlando'ya
tatile gelenlerin büyük çoğunluğu, tatil merkezlerinin
yakınında bulunan Kissimme yöresinde kalıyor.
Burada hemen her ihtiyaca cevap verecek otel,
motel, apart otel gibi tesisler var. 192 numaralı
yolun ortasından geçtiği Kissimme bölgesi, Orlando'ya
gelenlerin büyük çoğunluğunun kaldığı yer... Alışveriş
merkezleri, yemek yenilecek her türlü lokanta...
Büyük süper marketler... Hediyelik alabileceğiniz
her türlü mağaza... Kısacası Kissimme yöresi,
Orlando'dan turizmin kalbi denilebilir. En büyük
özelliklerinden biri de Disneyland gibi en önemli
tatil yerlerine çok yakın...
Orlando'da alışveriş imkanları sınırsız...
Burada alışveriş diğer eyaletlere göre biraz daha
uygun çünkü. Florida bölgesi genellikle Amerikalılar'ın
emeklilikte ve tatillerde gittikleri yer olduğu
için, vergi oranı diğer yörelere göre, 1,5 puan
daha düşük... Yani TAX daha az.. Bu nedenle buraya
gelen Amerikalılar da alışveriş yapmaya bayılıyor..
Disneyland, Walt Disney'in aileleri bir araya
getirme düşlerinin en önemli adımlarından biriydi.
Dünyanın bir çok yerinde sonradan açılan eğlence
parkları belki ondan daha büyük ve ihtişamlıdır
ama, hepsi buradan esinlenmiştir ve Walt Disney'in
yürüdüğü bu yollardan geçerek oluşturulmuştur.
Şimdi sizleri büyülü dünyaya bir yolculuğa çıkarmak
istiyoruz... Ancak yolculuğa başlamadan önce,
kendinizi buna hazırlamalısınız... Çünkü değil
gezmek, buraları öğrenmek için okumak bile insanı
yoruyor... Yılbaşı öncesi, özellikle Disneyland
parkları inanılmaz süsleniyor ve yeni etkinlikler
ekleniyor... O nedenle yılbaşı için gidilebilecek
en güzel yerlerden biri de Orlando ve Disneyland'ın
eğlence parkları... Haberiniz olsun...
Hawaii
Adaları'nın başkenti olan Honolulu'da her türlü
su sporları ve etkinliklere rastlamanız mümkündür.
Dünya jet sosyetesininde gözde tatil kentlerinden
biri olan Honolulu, doğal milli parklarıyla ve
sınırsız gece hayatıyla rekabet edilmesi zor bir
üne sahiptir.
Amerika'nın
en kalabalık öğrenci popülasyonuna sahip şehridir.Boston'da
Martha's Vineyard'ı (Martha'nın şarap bağları)
ziyaret edebilir, ünlü 'Özgürlük Parkuru'nda yürüyüş
yapabilir ve Vermont ya da New Hampshire'da kayak
yapabilirsiniz.
20,295
km2'lik bir alanı kaplayan New Jersey, 4 ana bölgeye
ayrılabilir; Appalachian Vadisi, New England Dağları,
Piedmont Platosu ve Atlantik Sahili Ovası. Eyaletin
kuzeybatı köşesinde yer alan Appalachian Vadisi
Bölümü New York'tan Alabama'ya uzanan coğrafi
alanın bir kısmını kapsar. New England Dağları
Bölümü, alçak ve yassı dağlardan oluşur. Eyaletin
kuzeydoğu bölümünü kaplayan Piedmont Platosunda,
Ramapo ve Watchung Dağları yer alır. Atlantik
Sahili Ovası - genelde düz bir alandır- eyaletin
yarısından fazlasını içine alır. Eyaletin en uzun
nehirleri Hudson ve Delaware'dır. En büyük şehirleri
Newark, Jersey City, Paterson, Elizabeth ve Trenton'dır
(başkent). New Jersey'nin nüfusu 8 milyonun üzerindedir.
New Jersey'de 30 civarında kolej ve üniversitenin
yanısıra yaklaşık 20 community kolej vardır. New
Brunswick, Newark ve Camden'de kampüsleri olan
Rutgers Üniversitesi, eyalette bulunan en önemli
devlet üniversitelerinden birisidir. Eyalet kolejleri,
Union'daki Glassboro, Jersey City, New Jersey
Kean Kolejleri, Mahwah'daki Montclair, Ramapo
kolejleri, Wayne kentindeki Stockton, Trenton
ve William Paterson Kolejleri'dir. Özel kuruluşlar
Madison'daki Drew Üniversitesi, Rutherford'daki
Fairleigh Dickinson Üniversitesi, Princeton'daki
Princeton Üniversitesi, Lawrencewille'deki Rider
Üniversitesi ve Hoboken'deki Stevens Teknoloji
Enstitüsüdür.
New Jersey'de, 40 park ve 11 orman vardır. Özgürlük
Anıtı'nın ve Ellis Adasının yakınındaki Hudson
Nehrinin kıyılarında yer alan Jersey City Liberty
State Park, Manhattan ufuklarının mükemmel manzarasını
seyretmeye imkan sağlar. Diğer ilginç ve görülmeye
değer yerler Palisades Interstate Parkı, Delaware
Water Gap Dinlenme Alanı, Morristown Milli Tarih
Parkı, Lambert Kalesi, Edison National Historic
Site ve Allaire State Park'ındaki Allaire Köyüdür.
Florida
Eyaleti, 140,098 km2'lik bir alan kaplamaktadır.
Florida'nın güney kısmı genelde düzlüklerle kaplı
iken, orta ve kuzey kısımları tepeliktir. Florida,
altı tabii bölgeye ayrılabilir, bunlar: deniz
kıyısının tümünü kapsayan Coastal Lowlands, Florida
yarımadasının kuzey-batısında bulunan Western
Highlands, yarımadanın orta-kuzey kısmında bulunan
Marianna Lowlands, yarımadanın doğu kısmını kaplayan
Tallahassee Hills bölgesi, Florida yarımadasının
büyük bir kısmını işgal eden Big Cypress ve Everglades'in
sazlık bölgesidir. Florida sahilinin Atlas Okyanusu
kıyısındaki bölümü 933 km'lik bir alanda uzanırken,
Meksika Körfezine kıyı olan bölümü 1,239 km'dir.
St. John's, Apalachicola ve Suwannee, Florida'nın
otuz-dört nehrinden sadece üçüdür. Florida'nın
başkenti Tallahassee'dir. Jacksonville, Miami,
Tampa, St. Petersburg, Hialeah ve Orlando eyaletin
en kalabalık şehirleridir. Florida'da 13 milyondan
fazla insan yaşamaktadır.
Yüksek Öğrenim
Florida'da otuzdan fazla özel üniversite ve otuza
yakın devlet üniversitesi vardır. Gainesville'de
bulunan Florida Üniversitesi, eyaletin en büyük
yüksek öğrenim kurumudur. Bunun dışında, devlet
eğitim kurumları şunlardır: Tallahassee'de Florida
State Üniversitesi ile Florida A & M, Boca
Raton'da Florida Atlantic, Kuzey Miami'de Florida
International Üniversitesi, Orlando'da Florida
Üniversitesi, Jacksonsille'de New Florida Üniversitesi,
Tampa'da South Florida Üniversitesi ve Pensacola'da
West Florida Üniversitesi'dir. Özel okullar arasında
Coral Gables'te Miami Üniversitesi, Lakeland'de
Florida Sourn, Winter Park'ta Rollins Koleji,
DeLand'de Stetson Üniversitesi, Tampa Üniversitesi
ve Jacksonville Üniversitesi'dir.
Coğrafi Özellikler
Florida Eyaleti, 140,098 km2'lik bir alan kaplamaktadır.
Florida'nın güney kısmı genelde düzlüklerle kaplı
iken, orta ve kuzey kısımları tepeliktir. Florida,
altı tabii bölgeye ayrılabilir, bunlar: deniz
kıyısının tümünü kapsayan Coastal Lowlands, Florida
yarımadasının kuzey-batısında bulunan Western
Highlands, yarımadanın orta-kuzey kısmında bulunan
Marianna Lowlands, yarımadanın doğu kısmını kaplayan
Tallahassee Hills bölgesi, Florida yarımadasının
büyük bir kısmını işgal eden Big Cypress ve Everglades'in
sazlık bölgesidir. Florida sahilinin Atlas Okyanusu
kıyısındaki bölümü 933 km'lik bir alanda uzanırken,
Meksika Körfezine kıyı olan bölümü 1,239 km'dir.
St. John's, Apalachicola ve Suwannee, Florida'nın
otuz-dört nehrinden sadece üçüdür. Florida'nın
başkenti Tallahassee'dir. Jacksonville, Miami,
Tampa, St. Petersburg, Hialeah ve Orlando eyaletin
en kalabalık şehirleridir. Florida'da 13 milyondan
fazla insan yaşamaktadır.
Dinlenme
Florida, plajları, sıcak iklimi ve güneşli günleri
ile bilinmektedir. Açık hava faaliyetleri arasında,
tenis, golf, softball, su sporları, midye ve fosil
toplama, balık ve yabani hayvan avcılığı, dağcılık
ve yaban hayatı fotoğraflama sayılabilir. Eyaletin
sınırları dahilinde, doksan iki eyalet parkı,
tarihi anıt, dört eyalet ormanı, iki plaj ve yaban
hayatı koruma milli parkı bulunmaktadır. Eyaletin
neredeyse güney uç kesiminin tamamını kaplayan
Everglades National Park, Kuzey Amerika'da yabanıl
alanların en büyüğüdür.
Amerika'nın
dördüncü büyük kentidir. Philadelphia Amerikanın
Bursa'sıdır. Gerek Amerikanın İstanbul'u New York
ve Ankara'sı Washington arasındaki benzer konumu
ve gerekse Tofaş benzeri başa güreşen basket takımı
ile Philadelphia dendiğinde insanın aklına Bursa
gelmelidir. Cetvelle çizilmişçesine garip bir
mimari düzenlemeye sahip kesinlikle yaşanılası,
sanata olağanüstü saygı duyulan, müzelerin ve
sanat evlerinin mutlaka gezilmesi gereken bir
şehirdir. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi'nin
ilk açıklandığı yerdir. Gece takılınabilecek başlıca
mekanlar Old City veya South Street üzerindeki
bilimum bar veya clublardır. Tüm bölgelerinde
ücretsiz geniş bant kablosuz internet hizmeti
sunulur.
Görülmeye
değer ufuk çizgisi, ödül kazanmış mimarisi ve
Michigan Gölü kıyısındaki nefes kesen yerleşimiyle
Chicago, Amerika'nın en çok ziyaret edilen şehirlerinden
bir tanesidir. Spor severler Amerikan Beyzbol
Ligi'nin tadını çıkarırken; müzik düşkünleri de
Chicago'nun meşhur kulüplerinden birinde Blues
ya da Jazz dolu gece boyunca dans edebilirler.
Chicago,Amerikalılara göre ne nefis dağları, ne
de havası için yerleşilecek bir kent..Tek kelimeyle
fırsatlar şehri..
Tam
bittim derken yeni baştan doğacağınız bir kent..Şehir
de öyle yanmış,yıkılmış defalarca ama hala 1 numara..Örneğin
merkezde yer alan Su Kulesi..1700 evin yandığı
,300 kişinin öldüğü o ünlü Chicago yangınından
ender sağ çıkan yapılardan..
1869
da yapılan bu yapının karşısında şehrin önemli
alışveriş merkezlerinden biri Waters Tower Place
yer alıyor.74 katlı bu binada ne ararsanız bulabilirsiniz..Sabah
10 dan akşam 7 ye kadar açık mağazalar arasında
Amerika'da büyük reklamı olan Marschall Field,Lord
& Taylor da var.Günde 1 milyon dolarlık alışveriş
yapılıyormuş bu binada..Yorulduğunuzda ya da acıktığınızda
7.katta Pizza,5.katta Mc Donalds var..Alışverişe
gelmişken diğer yerlerden de söz edeyim..Chicago
Palace ve Saks Fifth Avenue saatlerce dolaşsanız
bitiremeyeceğiniz ünlü mağazaların yeraldığı merkezler..Bloomingdale's
biraz pahalı olmasına karşın mutlaka görülmeli..Fiyatlar
el yakıyor burada..Hesaplı alışveriş için Walgreen
zinciri mağazalara gitmelisiniz.Taraktan otomobile
herşey var bu süpermarketlerde..
Şehri
sadece yürüyerek değil atlı arabalarla da gezebilirsiniz..Filmlerdeki
gibi bir gezi olur..Şehir içinde CTA'nın trenleri
de çalışıyor.Kentin üstünde vızır vızır gidip
geliyorlar..Michigan Gölü'nde gezi gemileri de
güzel alternatif..İdeal
Amerikan mutfağı için Arnie Restoran,Chicago Chop
House,ya da Spiaggia,Bistro 110 ,Hillerys gibi
restoranlar tercih edilebilir.Ismarlayacağınız
tabii ki "küçük" sığır bifteği..Meksika yemeği
tatmak isterseniz..Toplbampa..Türk yemeklerini
özlediyseniz A 1000..Chicago etnik yapısıyla da
dikkati çeken bir kent..Hemen hemen her milletten
insan var..Gelip yerleşip gettolarını oluşturmuşlar..
Yemekten sonra tabii bar muhabbeti olabilir..Hani
oskar ödüllü film "Chicago"dakine benzer..Önerim
filmin çekimlerinin yapıldığı Cotton Club..Nefis
bir caz klüp aslında burası..
Akşam yemeği sonrası konsere veya tiyatroya da
gidebilirsiniz..Mc Cornick Palace'daki Air Crown
Theatre'ye mesela..Star Plaza Theatre ya da Annoyanca
Theatre'da neler oynandığını kent rehberine bakarak
öğrenebilirsiniz..Bir başka eğlence de Galena'daki
Tower hall'da bingo oyunu..Her akşam 7 de başlıyor..
Ve alın size bir eğlence daha..Gidin Chicago Board
of Trade'e..Hisse senedi alan satanların coşkularını,üzüntülerini
paylaşın..Belki siz de kaptırırsınız kendinizi
Amerikan rüyasına..
Bir sene boyunca Chicgo'nun kültürel ortamı, yüzlerce
şov, festival ve özel toplantılara ev sahipliği
yapar. Ünlü spor takımları Chicago Bulls, Cubs,
White Sox, Blackhawks ve Bears'ı izleyebilirsiniz.
Göl kıyısında yüzme, voleybol ve bisiklet gezileri
gibi sporlar yapabilir, Amerika'nın en yüksek
binası olan Sears Tower'ın tepesine çıkabilirsiniz.
Ayrıca Millenium Park'ta buz pateni yapabilir,
bütün bunlardan sonra hala boş zamanınız kalmışsa
'Magnificient Mile (Muhteşem Mil)' denilen restoran,
bar, müze, galeri ve butiklerle dolu bölgeyi keşfedebilirsiniz.
AMERİKA'DA
EĞİTİMİN AVANTAJLARI:
Amerika Birleşik Devletleri yabancı öğrenci
ve turistlerin en çok tercih ettikleri ülkelerin
başında gelmektedir.
ABD, dünyaca ünlü eğlence merkezlerine ve
göz alıcı coğrafyaya sahip bir ülkedir.
ABD, isteklerinize uygun olanı mutlaka bulacağınız
çok sayıda kolej ve üniversite seçeneği sunar.
Amerikan üniversitelerinin bir çoğu prestij
sahibidir ve bu okullardan alınacak diplomalar
dünya genelinde tanınırlığa sahiptir.
ABD, dünyanın endüstri ve teknoloji alanında
önde gelen ülkelerinden biridir.
Hemen her okul ve bölümde yabancı öğrenciler
için kontenjanlar bulunmaktadır.
Çok çeşitli kültürleri potasında eriten ABD,
ülkede bulunan 20 milyonu aşkın yabancı nüfusuyla
kültürel zenginliğe sahiptir.
Çoğu Amerikan okulu, endüstriyel ve ticari
çevrelerle sıkı ilişkiler içindedir.
Okulların kayıt - kabul şartlarının esnek
oluşu, göz önünde bulundurduğunuz şartlara uygun
bir okul bulmanız konusunda size ekstra şans
sağlar.
Bir Amerikan okuluna kaydolarak kampüslerde
sunulan öğrenci etkinliklerine katılma ve organizasyonların
bir parçası olma fırsatı elde etmiş olursunuz.