İtalya'nın
çizme şeklindeki yarımadası Alplerden
Sicilya'ya kadar 1210 km uzunluğunda
ve 170 ila 240 km genişliğindedir.
Ülkenin toplam yüzölçümü yaklaşık
300.000 km 2 'dir. İtalya,
Dogu, Batı ve Güney tarafından
Ligure Denizi, Tiren (Tirreno)
Denizi, Ionia (İyonya) Denizi
ve Adriyatik Denizi ile yaklaşık
7400 km'lik sahil şeridi ile
çevrilmiştir. Kuzeydeki Alp
Dağlari ile kendisine karadan
komşu olan ülkeler; Fransa,
İsviçre ve Avusturya'dır.
Apenin
Dağları Kuzeydeki Alp dağlarından başlayarak
Güneydeki Sicilya Adasına kadar uzanmaktadır.
Sardinia (Sardunya), İtalya'nın bir başka büyük
adası olup ülkenin batısında bulunmaktadır.
İtalya
20 bölgeden oluşan bir Cumhuriyettir. Kuzeyden
Güneye bu bölgeler; Valle d'Aosta, Piemonte,
Lombardia, Liguria, Veneto, Trentino-Alto Adige,
Friuli-Venezia Giulia, Emilia-Romagna, Toscana,
Marche, Umbria, Lazio, Abruzzo, Molise, Campania,
Apulia, Calabria, Basilicata, Sicilia (Sicilya),
Sardenia (Sardunya) olup İtalya'da toplam 109
adet şehir ve kasaba bulunmaktadır.
Her bölge birbirinden farklı ve her birinin
kendi yöresel hükümeti bulunmaktadır; bazıları
özel bir statüye ve belirli bir 'otonom'luğa
sahiptir. Kuzeydeki dağ dorukları ve gölleri,
oldukça geniş ve bereketli Po deltası, yuvarlak
tepeleri ile Toskana ve Umbria bölgeleri, dik
yamaçlı dağları ile Abruzzo bölgesi, son derece
güzel ve uzun Napoli körfezi, portakal üretimi
ile Sicilya, ormanlık dağları ile Sardenia ve
İtalya'nın her yerinde uzun, güneşli, kumlu,
çakıl taşlı ve kayalıklı sahilleri, 10 derece
enlemini içine alan İtalya'nın cografyasını oluşturmaktadır.
Yüzölçümünün
% 40'ını dağların oluşturmasına ve ovalarının
çoğunlukla aşırı ıslak veya kuru olmasına rağmen
İtalya, Batı Avrupa'nın
en önemli tarım ürünü üreticilerinden birisidir. Yüzyıllar
boyu süren yoğun denemeler ve yıllar süren islah,
kurutma ve sulama çalışmaları bunu mümkün kılmıştır.
Oldukca geniş ürün yelpazesi içerisinde tahıl,
prinç, hayvan yemi, ve kuzeyden gelen meyveler
bulunmaktadır.
Üzüm bağları hemen hemen her yerde bulunabilir.
Zeytin ağaçları orta ve güney İtalya'nın tepelik
bölgelerinde, turunçgiller özellilikle güneşli
güneyde bol olarak bulunmaktadır. Yılın her sezonu
için her türlü salatalık ve sebzeler ülkenin
hemen her yerinde üretilmektedir.
II. Dünya savaşından sonra İtalya ekonomik bakımdan
hızlı bir ilerleme gösterek Endüstrileşmiş ülkeler
arasında kendisini ispat etmeyi bilmiştir. Endüstri,
kuzeydeki Milano, Genova ve Torino'da yoğunlaşmış
olmasına rağmen Toskana, Emilia Romagna ve Orta
ve Guney İtalya'da da önemli merkezler bulunmaktadır.
Hidroelektrik kullanımında Avrupa'nın birincisi
olan İtalya'nın önemli endüstrileri; çelik, makine
mühendisliği, kimyasallar, lastik, tekstil, cam
ve petrol endüstrisidir. İtalya, Toskana bölgesindeki
çok güzel, saf Carrara mermeri ile bütün dünyaca
meşhurdur.
"İtalya" ismi
oldukca eskilere dayanmaktadır; Eski yunanlılar
bulunduğu yöne dayanarak Esperia yani "Batı
Ülkesi" olarak adlandırmışlardır. Zamanla
bu ismin yerini bugünkü ismi olan İtalya'ya bırakmıştır. İtalia (anlamı "dana" olan Latince vitilus kelimesinden
türemiş olabilir) kelimesi önceleri sadece Calabria
bölgesinde kullanılıp "danaların bulundugu
ülke" veya büyük bir ihtimalle "danalara
tapılan ülke" anlamına gelmekteydi. Daha
sonraları Romalıların ülke sınırlarını genişletmesiyle
bu isim bütün yarımada için kullanılmıştır.
Bölgeden bölgeye göre değişiklik gösteren aksanların
bulunduğu tüm yarımadada konuşulan İtalyanca'nın
en yalın hali, doğum yeri olan Toskana bölgesinde
konuşulmaktadır. Tanınmış turistik bölgelerde
ingilizce de konuşulmasına rağmen, Fransızca,
özellikle iyi eğitim görmüş İtalyanlar tarafından
konuşulan ikinci yabancı dildir.
İngilizce, genellikle otellerde, turistik mağazalarda,
gemilerde, uçaklarda, trenlerde ve tur otobüslerinde
anlaşılabilmektedir. Fakat, İtalyanlar, yabancıların
kendi dillerini konuşmaya çalışmasına memnun
olurlar.
Coğrafi
konumu itibariyle Avrupa ' nın harikulade bir
yerinde olan Italya, uygun iklimi ile sizlere
zeytinyağı için zeytin, şarap için üzüm,
makarna ve ekmek için buday gibi doğal ürünleri,
sebze çeşitlerini, balık ve dana eti, tavşan,
kümes hayvan etleri gibi beyaz et türlerini sunan
Akdeniz mutfağının en iyisi ve dünyaca meşhur
olanı olması itibariyle bir gurur kaynağıdır.
Dünyaca bir üne sahip İtalyan mutfağının çeşitli
örneklerini tatmanın mümkün olduğu ülke çapında
hizmet veren uluslararası ün yapmış restoranların
yanısıra, daha ekonomik seçenekler ile lezzetli
yemeklerin sunulduğu " trattorie " ve
" rosticceria " adı ile bilinen küçük
lokantaların binlercesi bulunmaktadır. " pizzeria "
isimli pizzacılar yine aynı grup içerisinde geç
saatlere kadar hizmet vermektedirler.
Şehir
merkezlerinde yine çeşitli yerel lezzetlerin
ekonomik olarak bizzat restoran sahipleri tarafından yapılıp
sunulan "ev yemeği" yapan küçük aile restoranları
bulunmaktadır.
Golf, yüzme, tenis, denizaltı balıkçılık, yelken,
binicilik, kayak, balıkçılık, kürek ve kano,
yürüyüş, rüzgarla surf ülkenin her yerinde yapılan
sporlardır. Güneş, yüzme ve su sporlarında önemli
merkezler; Liguria Rivierası, Venedik'in Lido
kasabası, Emilia Romagna'nın Adriyatik sahilleri,
Elba adası, Toskana ve Lazio sahilleri, Gargano,
Ischia, Capri, Sicilya ve Sardegna adalarıdır.
Kış sporları Alpler ve Apeninlerde, özellikle
Cortina d'Ampezzo, Sestrière, Courmayeur, Val
Gardena Roccaraso, Terminillo (Roma yakınında),
ve Sicilya'daki Etna Dağında gerçekleştirilmektedir.
Montecatini
Terme, Abano, ve Chianciano gibi yerler özellikle
sakin ve dinlendirici bir tatil yapmak isteyenlerin
uğrak yerleridir. Ayrıca, Italyan Gölleri,
özellikle Como Gölü, Lago
Maggiore ve Garda Gölü, şirin sayfiyelere sahiptir.
«İtalya'nın sihirli büyüsü» ve halkı, gösterecek
ve sunacak çok şeyi olan bu neşeli, arkadaş canlısı,
coşku dolu, heyecan verici ülkeyi keşfetmek için
insanları baştan çıkartmaktadırlar.
KISA
KISA İTALYA
Para
Birimi
:
Euro
Konuşulan
Diller
:
Ülkenin
resmi dili İtalyanca'dır.
Başkenti
:
Roma
Nüfusu
:
58.720.890
Uçuş
Süresi
:
3
saat
Saat
Farkı
:
1
saat geri.
İklim
- Sıcaklık
:
Akdeniz ikliminin görüldüğü 1talya'da
yazlar sıcak ve kurak, kışlar güneyde ılık,
kuzeyde ise soğuk geçmektedir . Yazları
gündüz yoğun bir sıcaklık yaşanmasına geceleri
hava serin olmaktadır. Bunun yanında Kasım
ve Mart ayları arası yağışlı geçmektedir.
Yaz ortalama sıcaklık: 20 C° Ortalama Sıcaklık:
11 Cº
Hafta içi her gün 08:30 -13:30 ATM makineleri bütün şehirlerde mevcuttur.
Elektrik:
115-220 Volt
KDV:
: İtalya'da eğer bir mağazada tek seferde 300,000
liretin üstünde bir harcama yapılırsa vergi iadesi
alma hakkına sahip olunur. Bu haktan yaralanmak
için pasaport veya kimlik kartları ile beraber
alışveriş yapılan mağazadan damgalı bir fatura
alınmalıdır. Bu faturayı havaalanında tax-office'de
işletmelisiniz. Vergi iadeleri ya kredi kartlarına
işlenir ya da adresinize bir çek gönderilir.
"Hakkında söylenebilecek her şeyin zaten
söylenmiş olduğuna" inanılan Roma, sanatın,
tarihin ve dinin iç içe geçtiği üç bin yıllık
bir kenttir.Tiber Nehri'nin iki yakasına kurulmuş
olan Roma, dünya tarihindeki belirleyici rolünü
asırlar boyu sürdürdüğünden olsa gerek "dünyanın
başkenti" ünvanına lâyık
görülmüştür.
Efsaneye göre, kentin tarihi İ.Ö. 753'lere dek uzanıyor. Dişi bir kurtun emzirdiği
Romulus ile Remus adlı ikizlerden Romulus, kenti kurar ve surların temellerini,
beyaz bir inek ile beyaz bir öküzün çektiği sabanın bıraktığı izle belirler.
İkiz kardeşini alaya alan Remus ise bir sıçrayışta sınırı aşar, Romulus da onu
öldürür.Böylece, kuruluşuna bile kardeş kanı karışır Roma'nın!..
"60
bin kişilik kapasitesi ile Hıristiyanlığın
en büyük kilisesi olan San Pietro Kilisesi
İ.S. 324 yılına tarihleniyor.Hıristiyan dünyasının
en eski, en büyük ve en kutsal kilisesi 12
asır ayakta kalmayı başarmış, ancak Rönesans
ile birlikte kilise yerle bir edilip yerine
yenisi inşa edilmiş!
Rönesans nedeniyle Roma'nın eski heykellerinin başına gelenler daha da dehşet
verici! Eski çağlarda yapılmış binlerce heykel Rönesans döneminde kireç yapılmak
için yakılmış.
Michelangelo ve diğer sanatçılar bu uygulamalardan şikâyetçi olmuşlarsa da
kendilerine pek kulak asan olmamış!Eski Roma heykellerinin yakılması Rönesanstan
çok sonraları da devam etmiş maalesef!San Pietro Kilisesi'nin dev kubbesinin
tasarımı Michelangelo'ya ait.
Sanatçı, Sistina Şapel' in tavan freskleriyle uğraşırken,
Papa, sabırsızlıkla eserin ne zaman bitirileceğini sorunca, Michelangelo kabaca, "benim
için mümkün olan en kısa zamanda!" deyivermiş.
Papa, küplere binmiş, iskele üzerine fırlayıp âsasıyla Michelangelo'ya vurmaya
başlamış. Bunun üzerine işi bırakan Michelangelo'nun geri gelmesi için Papa
tam 500 düka altını vermek zorunda kalmış...
Aşk Çeşmesi'nin bulunduğu Piazza di Trevi , çağıl çağıl suların
aktığı, gece, gündüz tıklım tıklım bir meydandır. 1950'lerde ünlü yönetmen
Fellini'nin La Dolce Vita adlı filminde Anita Ekberg ve Marcello Mastroanni'nin
bir gece yarısı yıkandığı ünlü çeşmedir bu!
Trevi Çeşmesi'ne para atıp Roma'ya geri dönme dileğinde bulunanların ardı arkası
kesilmez.Çeşme'ye arkalarını dönüp parayı başlarının üzerinden havuza fırlatıverir
insanlar. Çeşme başında, şarkı söyleyenler, gitar çalanlar, şarap şişelerini
peş peşe devirenler hiç eksik olmaz.
Turist otobüslerinin, çevresine dizildikleri Colosseum'un tarihi iki bin yıl
gerilere uzanır. 50 bin seyircilik bu amfitiyatro, Roma'nın sembolü ve en büyük
anıtıdır. Roma'nın kuruluşunun bininci yıldönümü nedeniyle İ.S. 249 yılında
düzenlenen şenliklerde, işte bu amfitiyatroda yüzlerce hayvan dövüştürülmek
suretiyle öldürülmüş. Filden aslana, kaplandan su aygırına, zebradan zürafaya
kadar yüzlerce hayvan Roma'nın bininci yılı şerefine alkışlar arasında parça
parça edilmiş.
Bininci yıl kutlamalarında öldürülenler sadece aslan, kaplanla da sınırlı kalmamış.
Gladyatör dövüşlerinde de iki bin gladyatör çığlıklar arasında ölüme yollanmış!
Venedik, meşhur ressamların evi, bir zamanların
güçlü cumhuriyetlerinden birisinin başkenti,
kanallar tarafından bölünmüş, su userine inşa
edilmiş, gondollar ve sarayların rüya şehri.
San Marko Katedrali, Çan Kulesi ve Doge Sarayı
ile San Marko Meydanı mutlaka görülmesi gereken
yerlerdir.
5.yüzyılda
kurulmuş olan Venedik hem Roma'ya, hem de Floransa'ya
kıyasla hayli genç bir kent. 1453'te İstanbul'u
Osmanlı kuşatmasından kurtarmak için gemi ve
asker gönderen ender ülkelerden biri Venedik.
Ancak, Venedik askerleri Osmanlı kuşatmasını
kıramamış ve "gittikleri gibi
geri gelmişler!". Bir farkla ki, Venedik'e
geri gelirken Bizans'ın sanat ve kültür adamlarını
da yanlarında getirmişler. İşte bu yüzdendir
ki, Doğu ve Batı kültürlerinin İstanbul'un fethi
neticesinde biraraya geldiği iki kentten biri
Floransa ise diğeri de Venedik'tir.
1576'daki feci veba salgınının sona ermesi şerefine
her yıl temmuzun üçüncü pazarında dini bir festival
düzenleniyor kentte. Dükkânlarda çok sayıda mask
satılmasının nedeni de işte bu Venedik Karnavalı.
Karnaval geleneğinin temelinde, geçmişte sosyal
sınıflar arasındaki ilişkileri düzenleyen kuralların
karnaval sırasında unutulması, yüzüne taktığı
maske sayesinde kişinin kimliğini gizleyip gündelik
yaşamı dolduran boğucu kurallardan sıyrılması
düşüncesi yatıyor.
Venedik'i oluşturan 120 minik adacık 400'ü aşkın
köprüyle birbirine bağlanmış. Bu adacıkların
arasındaki 177 kanal ise rahatlıkla kent caddelerine
benzetilebilir. Zaten, kanallardaki gondol trafiğini
düzenlemek üzere tıpkı caddelerde olduğu gibi
türlü çeşitli trafik levhaları mevcut bu su kentinde.
Venedik'te en yaygın ulaşım aracı vaporettolar.
Venedik'te vaporettoya biletsiz binmenin cezasının
30 bin liret olduğunu öğreniyoruz. Roma'da da
otobüse biletsiz binmenin cezası 50 bin liret
olduğuna göre, belediyeler biletsizlere savaş
açmış denebilir.
Kentin
ana caddesi olarak kabul edebieceğimiz Grand
Kanal ters dönmüş bir "S" şeklinde
kenti ikiye bölüyor. Her ne kadar adı Grand Kanal
olsa da bu kanalın boyu sadece ve sadece dört
kilometrecik! En derin yeri de topu topu beş
metre! Grand Kanal'ın her iki yanı ise ortaçağ
saray ve kiliseleriyle dolu. Venedik'in "huzur
kenti" diye ünlenmesi hiç de boşuna değil
doğrusu! Ne trafik keşmekeşi, ne motor gürültüsü,
ne de egzos zehirlenmesi söz konusu bu kentte!
Venedik'in
kalbi, San Marco Kilisesi ile yine aynı azizin
adıyla anılan önündeki meydanda atıyor. Dünyanın
en güzel meydanlarından biri olan San Marco,
bir zamanlar ortasından kanal geçen bir çayırmış.
Tabii şimdi o çayır gitmiş, dört tarafı binalarla
kapalı bir meydan gelmiş yerine. Binalara ek
olarak, bir Saat Kulesi ve dev bir Çan Kulesi
bulunuyor ünlü meydanda. San Marko ve çevresindeki
binalar gotik mimarinin en güzel örneklerinden
sayılabilir.
Deniz,
tarihi boyunca Venedik'e hem zenginlik, hem
de felâket getiren bir unsur olmuş. Örneğin,
1966 Kasımı'ndaki sel baskınından kentin kurtulabileceğini
kimse ummuyormuş. Zaman zaman suyun öylesine
yükseldiği oluyor ki, güvercinleriyle anımsadığımız
San Marco Meydanı 'nda gondollar yüzmeye başlıyor!
Kasım ve nisan ayları arasında kentin belli bölgelerini
su basıyor, kimi kez de San Marco Meydanı iki,
üç saat süreyle bir metreyi bulan su gölüne dönüşüyor
Lombardia'nın Göller Bölgesine yakın, Scala Tiyatrosu,
beyaz mermerli Katedrali, Sforza Kalesi, Sant'Ambrogio Bazilikası
ve Leonardo'nun Son Yemek Sahnesi'nin bulunduğu S. Maria delle
Grazie Kilisesi ile İtalya'nın ticaret, endüstri, müzik ve kültürel
merkezi.
Entellektüellerin başkenti. Coğrafi
olarak ülkenin yaklaşık tam ortasında, Arno Irmağı
ile ikiye ayrılmış, Toskana'nın yuvarlak tepeleri
ile çevrili olan Floransa'nın etkisinde kalmamak
olanaksızdır. Burası, Michelangelo, Leonardo
da Vinci, Dante, Machiavelli, Galileo ve Medici'lerin
şehridir. Bankerler ve terziler şehri olan bu
küçük şehir, Rönesans'ın doğduğu merkezdir.Floransa,
yürüyerek gezilebilir. Ziyaretçiler, 384 basamaklı Santa
Maria del Fiore Katedralini mutlaka görmelidirler.
Katedral, Yüksek Gotik tonozlu yalın iç bölümü
ve çevresindeki yapılar ile bilinmaktedir. Giotto
tarafından inşa edilmiş Kilisenin çan kulesi,
çok renkli mermerlerle yapılmıştır; Romanesk
yeşil-ve-beyaz mermerli Vaftizhane, Cennet Kapısı
olarak adlandırılan Doğu Kapısı ile meşhurdur.
14. yüzyıla tarihlenen ve bir kapalı köprü olan
Ponte Vecchio Fiorentina'nın sınır taşı konumundadır.
Kuyumcu mağazaları 16. yüzyıldan beri köprünün
her iki tarafında birer dizi oluşturmaktadırlar.
Loggia della Signoria, eski saray ve Uffizi Müzesi
ile cevrili Piazza della Signoria, Michelangelo'nun
meşhur David (Davut Peygamber) heykelinin (orijinali
komşu semtte bulunan Güzel Sanatlar Akademisindedir)
de bulunduğu heykellerle donatılmış bir açık
hava müzesi gibidir. Michelangelo ile aralarında
Galileo'nun da bulunduğu 274 kişinin mezarı Santa
Croce Kilisesindedir. Donatello, Giotto, Cimabue
ve Brunelleschi tarafından yapılan çalışmaların
bulunduğu yaklaşık 135m uzunluğundaki Kilise,
Floransa'nın eski mahallelerinden birisinde bulunmaktadır.
Calabrian kıyısında Capo Vaticano
bulunur. Tropea'nın yakınında ve İtalya'nın güneyinde.
Calabria denince ilk akla gelen denizcilikle
ilgili bir bölgedir. Yarımadaya 800 km sahil
şeridi uzanmaktadır. Hemen hemen dağlık bir bölgedir.
Akdeniz'in göz kamaştırıcı tertemiz suları gözünüzden
kaçmaz ve Capo Vaticano'nun bilinen doğal manzaralı
plajı ve harika bir tarihe sahiptir. Tropea en
iyi turistlik bilinen kentidir. Capo Vaticano'dan
kolaylıkla ulaşabilirsıniz, arkeoljik geçmişini
modern-çağ limanı ve deniz kıyısında güzel bahçeli
evler sizi etkiler.
Cape bölgesi sörfcüler, denizciler ve dalgıçlar
arasında çok meşhurdur. Capo Vaticano'nun hakim
taşlı kayalıklardan muhteşem Tiren denizine görebilirsiniz.
Hava şartları uygunsa Sicilya ve Stromboli adasının
güzel manzaraları gözükür örneğin Stromboli de
aktif olan volkan dağı. Yunanlılar, Romalılar
ve hatta Normanlılar buranın güzelliklerinin
sayesinde uzun zaman kalmışlar. Bugün yapılan
kazılarda eski yerleşim yerleri, tapınak, heykel
ve sutünlar harika atmosferin işaretleridir.
arkeolojiyle ilgilenenler için entesan bir bölgedir.
İTALYA'DA
EĞİTİMİN AVANTAJLARI:
Yüksek kalitede eğitim
Uluslararası geçerliliği olan diplomalar
İnsanlarının kozmopolit olması nedeniyle yabancı öğrencilerin rahatlıkla ortama uyum sağlayabilmeleri