" Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı "

" 2004'ten bu yana güvenle "

" Şu anda en güvenilir noktadasınız "

" ISIC Uluslararası Öğrenci Kartı "

" Vize Başvuru Merkezi "

" Dil Okulu, Üniversite, Yaz Okulu "

" Avrupada Üniversite "

" Work and Study Kanada "

" Work and Study Irlanda "

" Work and Holiday Avustralya "

" Work and Study Dubai "

" Work and Travel Amerika "

" Vizesi Evrakları "

" Üniversite Rehberi "

" Yurtdışı Dil Eğitimi "

" İngilizce Dil Eğitimi "

" Yurtdışı Dil Okulu "

" Dil Okulu Çalışma İzni "

" Dil Okulu ve Çalışma "

" Dil Okulu Fiyatları "

" Dil Okulu Kampyanyaları "

" Dil Okulu Ücretleri "

" Dil Okulu ve Öğrenci Vizesi "

Şifremi Unuttum

Fırsatlar !

YURTDIŞI DİL OKULU ARAMA MOTORU

ÜLKE

ŞEHİR

OKUL

PROGRAM

Amerika'da Dil Okulu, Amerika'da Üniversite, Amerika'da Work and Travel

Amerika'da Dil Okulu, Amerika'da Üniversite, Amerika'da Work and Travel

 

» Genel Bakış   (Detaylı bilgi için tıklayınız “Amerika'da Dil Okulu”)

Amerika Birleşik Devletleri ormanları, çölleri, dağları, yüksek düzlükleri ve verimli ovaları ile çeşitli özellikleri bulunan dünyanın en büyük ülkelerinden biridir. Kıta üzerinde bulunan Amerika Birleşik Devletleri; doğuda Atlas Okyanusundan batıda Büyük Okyanus’a kadar 4.500 km genişliğindedir. Kuzey sınırını Kanada, güneyini ise Meksika körfezi çevirmektedir. Saatte 96 km hızla giden bir tren, ülkenin bir ucundan öbür ucuna 48 saatten fazla bir zamanda varabilir. Alaska ve Hawaii’yi de içine alan ABD’nin 9 milyon kilometrekareden fazla yüzölçümü vardır. Alaska, Kanada’nın kuzeybatısındadır. Hawaii ise, Büyük Okyanusta olup, kıta üzerindeki ABD’nden 3.200 kilometre uzaklıktadır. Alaska 50 eyaletin içinde yüzölçümü en fazla olanıdır. Ülkenin güney tarafında bulunan Teksas ikinci gelmektedir. Teksas başlı başına Fransa’dan büyüktür. Alaska ise Teksas’tan iki kat daha geniştir.

Bundan beş yüz yıl önce Amerika'yı keşfedebilmeniz için zamanın şartlarına göre iyi sayılan bir gemiye, denizcilik bilgisine ve biraz da cesarete sahip olmanız yeterliydi. Şanslısınız ki bugün Amerika'yı keşfedebilmek için bunların hiçbiri gerekmiyor. Amerika'yı sadece belli tuşlara dokunarak keşif imkânına sahipsiniz.

» Amerika Hakkında Genel Bilgiler

Nüfus: 313.900.000

Yüz Ölçümü: 9.826.675

Başkent: Washington, DC

Para Birimi: ABD Doları

Telefon: Ülke Kodu: 1, Türkiye 0090 + alan kodu ve telefon numarası ile aranır.

Konuşulan Diller:  28 eyalette İngilizce ve son dönemlerde İspanyolca konuşulmaktadır.

Din: %80 Hristiyan, az miktarda dinsiz ve diğer dinlere dağılım (Budist, İslam, Ortodoks)

Amerik Zaman Dilimi: Amerika’nın zaman dilimi GMT-6 ‘ tır.

Saat Farkı: Batısı -7 saat, doğusu -9 saat

Uçuş Süresi: İstanbul – New York arası 11, Los Angeles arası 14 saat

Acil Telefonlar: Ambulans – Polis – İtfaiye: 911

Elektrik: 110 Volt, 50 Hz. Prizleri ikili olmasına rağmen yassı uçludur.

» Amerika Vizesi

Dil okuluna kayıt yaptırarak Amerika öğrenci vizesine başvuruda bulunacak olan öğrencilerin, vize alabilmeleri için kayıt yaptıracakları okuldan minimum haftada 18 saat ders alacak şekilde kayıtlarını yaptırmaları gerekmektedir.

Amerika öğrenci vize başvuru işlemleri için istenilen evrakların tek bir formatta veriliyor olmasına rağmen, kişilerin akademik, iş ve aile yapılarında olan farklılıklar göz önüne alınarak, Amerika F1 öğrenci vizesi başvurularında hazırlanış ve ibraz şeklinde de farklılıklar olacağını hatırlatmak isteriz.

» Çalışma İzni

Amerika’da öğrenci vizesiyle bulunan öğrencilerin kampüs dışında çalışma hakkı bulunmamaktadır. Ancak öğrencilerin kampüs içinde 20 saate kadar çalışma izinleri vardır. Öğrenciler kampüs dâhilinde saati $5.25-$8.00 arasında değişen iş fırsatları bulabilmektedir. Bulunan işler genelde kafeteryada, kütüphanede, bilgisayar departmanında, spor salonunda çalışma imkânlarıdır. Nadir durumlarda öğrencinin eğitimine devam ederken maddi durum yetersizliğini belirterek kampüs dışı çalışma hakkı alma şansı vardır.

ABD üniversitelerinde özellikle pratiğe ve araştırmaya önem verildiğinden ders yılı içinde çalışma saatleri 20 saatle net olarak sınırlandırılmıştır. Bu imkân yaz aylarında 40 saate kadar çıkabilir.

» Yaşam Maliyetleri

Amerika’da yaşam masrafları yaşadığınız bölgeye göre değişir. Eğer büyük bir şehirdeyseniz elbette kiranız, ulaşım masraflarınız, sosyal aktiviteleriniz daha pahalı olacaktır. Bu durum metropolitian olmayan şehirlerde değişir yani yaşam masraflarınız daha az olur. Örneğin dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olan New York’ta bir öğrencinin aylık masrafı 2000$ a kadar çıkabilirken iç eyaletlerde bunu 1000$ a kadar düşürmek mümkündür. 

» Amerika Hava Durumu

Amerika Birleşik Devletleri, yüz ölçümünün büyüklüğünden kaynaklı farklı iklimlere sahiptir. Ülkenin orta bölümünde karasal iklim hâkimken, güney kesiminde daha çok tropikal iklim görülmektedir. Doğu ve Batı kısmında ise kuzey bölgeleri hariç genel olarak ılıman bir iklim hâkimdir.

» Amerika Sağlık Bilgileri

Amerika'nın sağlık sisteminin anlaşılması, Amerikalılar için bile zordur. Yeni çıkan ve çıkacak olan yasalar konuyu daha da karmaşıklaştırmaktadır. Amerikan sistemi dünyanın en iyilerinden - ve en pahalılarından- biridir. ABD'de beklenmedik sağlık kazaları seyrek görülür; örneğin musluk suyu ülkenin her yerinde içilebilir niteliktedir. 911 ve 0 (sıfır) telefon sistemlerine de yaygın olarak erişilebilir. Kaliteli sağlık hizmetleri ülkenin her yerinde çeşitli kaynaklardan alınabilir. Bütün mesele uygun prosedürü ve hangi hizmet için nereye gidilmesi gerektiğini bilmektir. Bu bilgi yabancı bir öğrenciye önemli zaman ve para tasarrufu sağlar.

ABD, diğer ülkelerden farklı olarak sosyal sağlık hizmeti sunmaz. Yerel sağlık sistemini ihtiyaç duymadan önce öğrenmek önemlidir. Kampüsteki ilk haftanızda, (aşı ve bağışıklık kayıtlarıyla reçeteleri içeren) sağlık kayıtlarınızı okulun sağlık merkezine veya revire götürün. Kampüslerin çoğunda bir tür tıbbi hizmet sunulur; bu hizmetler basit ilk yardım ve küçük rahatsızlık tedavilerinden, laboratuvar testleri, röntgen ve uzman doktor tedavisi sunulan sağlık merkezlerine kadar değişebilir. Kampüslerdeki hizmetler genellikle çok pahalı değildir.

Eğer kampüs dışında bir doktora gitmeyi tercih ederseniz çok sayıda seçeneğiniz vardır (ama genellikle daha yüksek ücret ödemek kaydıyla). Özel doktorlar çalışma saatlerinde (9-5 arası), durumu acil olmayan hastalara randevu ile hizmet verirler. Küçük acil klinikleri randevu talep etmezler ve genellikle hafta sonu ve tatillerde açık olurlar.

» Popüler Kent ve Merkezler

Washington, New York, Los Angeles, San Diego, San Francisco, Hawaii, Santa Barbara, Forth Lauderdale, Orlando, Honolulu, Boston, New Jersey, Florida, Philadelphia, Chicago Amerika’nın başlıca şehirleridir.

“Washington”

Tıpkı New York'u İstanbul'a benzetebileceğimiz gibi Washington içinde Amerika'nın Ankara'sı diyebiliriz. Amerika denilince aklımıza gelen ilk görüntülerden biri, dış haberlerde sıkça gördüğümüz Özgürlük Anıtı'nın bulunduğu New York ya da beyaz kubbeli yapı olarak da tanınan ve deyim yerindeyse Amerika'nın alamet farikası olarak bilinen ve Washington D.C. 'de bulunan "Capitol Hill" dir.

National Air and Space Museum'da, Ay'dan getirilen bir taşa dokunmaktan, Lincoln Memorial' in merdivenlerinde yürürken kulağınıza çalınan Martin Luther King'in "I have a dream... " diye başlayan o ünlü konuşmasına; dünyanın en büyük filini görmeye, "Forest Gump" filminde Tom Hanks'in konuşma yaptığı havuzun kenarında durmaya, pek çok ajan-polisiye romanlarında okuduğumuz meşhur Pentagon'un koridorlarında dolaşmaya, "Mall" adı verilen Smithsonian Enstitüsü'nün müzelerini gezmeye, kimilerine göre Metropolitan müzesi gibi bünyesinde bulundurduğu değerli sanat eserleriyle ününü ülke sınırlarının dışına taşıyan National Gallery of Art müzesinde Van Gogh, Cezanne, Monet' in tablolarını görmeye, ya da Phillips Collection isimli galeride Renoir'in en ünlü eserlerinden biri olan "Lunching on the Boating Party" isimli tablosuna yakından bir göz atmaya ne dersiniz? Gündüz olduğu kadar gece de kendisini ziyaret edenlere cömert davranan bu şehirde, New York' tan gelen ünlü müzikallerden tiyatrolara, açık hava konserlerinden, Latin, Reggae, Jazz kulüplerine kadar pek çok seçenek sizleri bekliyor. Hızlı yaşamı seven arkadaşlarımıza Adams Morgan'ı görmeden gelmemeleri tavsiye olunur.

Turistik çekiciliğinin yanı sıra ülkenin önde gelen ve en saygın üniversitelerinin de bulunduğu Washington D.C. yetiştirdiği değerli öğrencileriyle de tanınmaktadır.

“New York”

Dünyanın başkenti niteliğini taşıyabilecek New York'tan başka bir kent daha yoktur. New York sekiz milyon nüfusunu 800 km kare alanda barındırır. New Yorklu olmak bir ayrıcalıktır. New York'a insanlar adeta akın eder. Buna neden olan şeyler tam olarak açık olmasa da insanları buraya çeken şey buranın hiper-aktif, enerjik hayatıdır.

New York gerçekten dünya çapında bir kenttir. New York'a gittiğinizde sanki orada daha önce bulunduğunuzu sanırsınız. Özgürlük Abidesi’ne, Empire State Binası’na, Central Park'a ve de Times Square'e hayran kalacaksınız. Modern Sanat Müzesi dünyanın en ünlü müzelerindendir. Guggenheim Müzesi ve Modern Tarih Amerikan Müzeleri de onun kadar ünlüdür. Kitapçıları, tiyatroları, yemekleri, alışveriş imkânları ve insanlarıdır. New York'ta nereye giderseniz gidin kendinizi hoş bir tecrübenin içinde bulacaksınız.

New York'ta özel bir olayın olmadığı bir hafta bulmak imkânsızdır. Her yıl 50 genel ve de 400'e yakın sokak festivalleriyle New York gerçekten renkli bir yerdir. Times Square' deki yeni yıl kutlamaları dünyadaki en ünlü kutlamalardan biridir. 17 Mart'ta 5th Avenue'de yapılan 'St. Patrick Günü' kutlamaları da 200 yıldan beri yapılan geleneksel kutlamalardan biridir.

Haziranda Central Park'ta 'Change Your Mind Day' düzenlenir. Bu günde bazı konular tartışılır. Haziranda ayrıca JVC Caz Festivali ve New York Shakespeare Festivali yapılır. Bu festivallere ünlü yıldızlar da katılır.

4 Temmuz'da Amerika'nın kurtuluşu kutlanır. Bu günde East River civarında havai fişek gösterileri yapılır. Bu da gerçekten eğlenceli bir aktivitedir. Ağustos ayında zencilerin düzenlediği Harlem Week (Harlem Haftası) de renkli geçer. Hip-hop tarzı müzikten hoşlananlar özellikle kaçırmamalıdır. Eylül ayında ise New York Film Festivali yapılır. Ünlüleri görmek istiyorsanız kaçırmayın.

“Los Angeles”

Dünyada Los Angeles kadar filmlere konu olan, televizyonda gözüken ve magazinlere kapak olan başka bir şehir daha yoktur. Los Angeles Amerikan Rüyasının doğduğu yerdir. Eğer buna hazır değilseniz bu rüyayı biraz can sıkıcı ve biraz da korkutucu bulacağınızdan şüpheniz olmasın. Öte yandan dünyaca ünlü yıldızları görmek, onlara daha yakın olmak istiyorsanız kesinlikle doğru yere geldiniz.

Los Angeles’ta ilk yerleşmenin M.Ö 5000-6000 yılları arasında burada yaşayan Hindistanlılar tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Los Angeles'a gelen ilk Avrupalı kâşif Portekizli denizci Juan Rodriguez Cabrillo'dur. Cabrillo 1542 yılında buraya ayak basmıştır. Ancak Los Angeles'a gerçek anlamda insan göçü 18. yüzyılda yaşanmıştır. 1769 yılında California'nın İspanyol yöneticisi Don Gaspar de Portola ve Junipero Serra, San Diego'nun kuzeyinden harekete geçtiler ve geçtikleri yerdeki insanları Hıristiyan olmaya zorladılar ve aynı zamanda geçtikleri yerler üzerinde yerleşmeler inşa etmeye başladılar. Bunlardan iki tanesi: Mission San Gabriel Archangel ve Mission San Fernando Rey de Espana yerleşmeleri bugünkü Los Angeles'in temellerini oluşturdular. Bu iki yerleşmenin gelişmesiyle bugünkü Los Angeles meydana gelmiştir.

“Hollywood”

Hollywood aslında sinema filmleriyle ünlenmiştir. Sinemanın merkezlerinden olan Hollywood şu anda eskisi kadar bir sinema merkezi değildir; ancak sinemayla ilgili birçok tarihi unsura sahiptir. Hollywood Bulvarı'ndan aşağı doğru yürüyün. Bu sırada birçok ünlü mekân göreceksiniz. Chinese Theatre bunlardan sadece biridir. Bu yolun üzerinde 150 ünlünün yol üzerine bıraktığı izleri görebilirsiniz. Burayı geçtikten sonra kendinizi başka bir tarihi mekânda ilk Akademi Ödülleri'nin verildiği yer olan Roosevelt Oteli'nde bulacaksınız. Hollywood ve Vine'ın köşesi eskiden film endüstrisi açısından çok önemliydi. Bu eski günlere ait birçok tarihi objeyi 'Collectors Book Store'da bulabilirsiniz. Eğer Hollywood'dayken bir ünlüye rastlayamazsanız Hollywood Wax Museum'a veya 'Frederick's Hollywood Lingerie Museum'a bir uğrayın.

“San Diego”

San Diego Amerika’nın çok sevilen California eyaletinin ikinci büyük şehridir ve Amerika’nın en güzel şehri diye tanınır. Yıl boyunca çok yumuşak ve güzel bir iklimi vardır. Pasifik Okyanusunun kıyısındaki deniz kıyısı İstanbulumuzun Boğaziçi, Bebek, Tarabya kıyılarını andırır.

Temiz, düzenli, sakin ve tehlikesiz bir yaşantısı vardır. San Diego’nun La Jolla diye anılan muhitinin (la jolla: mücevher demek) güzelliği çok meşhurdur.

“San Francisco”

San Francisco birçok alternatifi bünyesinde barındıran bir şehirdir. Milenyum gençliğinin, çiçek gücünün ve öğrenci başkaldırışlarının merkezidir. Amerika’nın en çok ilgi çeken şehirlerinden biridir. İnişli çıkışlı sokakları İstanbul Arnavutköy tepelerinden Boğaza inişi çağrıştırır. Körfezi ve ünlü köprüsü ile de bizce İstanbul'a en çok benzeyen Amerikan şehridir. San Francisco Körfezi'ne ilk gelen ziyaretçiler büyük bir olasılıkla şehrin yolunu bulamadılar. Daha sonra 1579 yılında Sir Francis Drake ''Reyes'' denilen bir noktada yerleşti ve oraya Kraliçe Elizabeth adını verdi. Daha sonra güneye Golden Gate'e doğru yol almaya başladı, fakat çok geçmeden İspanyol kâşifler Reyes Körfezi'nin adını değiştirdiler: La Bahia de San Francisco.

Ne var ki, Reyes civarında gemileri battı. Onlar da kendilerini kurtarmak için Acapulco'ya gittiler. Böylece San Francisco keşfedilmek için 200 yıl daha beklemek zorunda kaldı. 1775 yılında Juan Manuel de Ayala Golden Gate'e giren ilk Avrupalı kâşif oldu. Daha sonra 1776 yılında Kaptan Juan Bautista de Anza buraya geldi. Anza Golden Gate'ın oraya bir kale ve Mission Bölgesi'ne Mission Dolores'i inşa ettirdi. Yerba Buena adlı küçük bir köy bu iki yapı arasında gelişti ve bugünkü San Francisco'nun doğum yeri oldu. San Francisco yılın her zamanı popüler bir yerdir. Yazları yoğun bir turist akımına sahne olur. Bu nedenle fiyatlar yazın yükselir. Zaman zaman trafikte kuyruklar kilometrelerce uzar ve şehir içinde arabanızı park edecek yer bile bulmanız zorlaşır. Körfeze genelde sis hâkim olur. İç kesimlerde de sıcaklıklar yüksektir. Bu sebeple San Francisco için hava tahmini yapmak imkânsız gibi bir şeydir. Ancak ziyaret için en iyi zamanın Eylül - Kasım arası olduğunu söyleyebiliriz. Körfez bölgesinde üç havalimanı vardır: Körfezin batısındaki San Francisco Uluslararası Havalimanı, körfezin doğusundaki Oakland Uluslararası Havalimanı ve körfezin güney kıyısındaki San Jose Uluslararası Havalimanı. San Francisco ile diğer şehirlerarasında gidip gelen birçok otobüs şirketi vardır, ancak 'Greyhound' uzun mesafe yolculuk yapan tek şirkettir. Şirketin otobüsleri Soma'daki Transbay Terminali'nden kalkar. Şirketin San Francisco'dan sıkça Los Angeles'a ve daha az sıklıkta Seattle ve Lake Tahoe' ye de turları vardır. Alternatif şirket olarak Green Tortoise'i deneyebilirsiniz. Bu şirketin turları ile ilgili bilgilere Kuzey Plajı'ndaki bürolarından ulaşabilirsiniz. Seattle, Los Angeles, Kuzey California Ormanları ve Yosemite'e de tur yaparlar.

San Francisco'dan arabanız ile çıkarsanız 101 numaralı yolu kullanarak güneye Los Angeles'a ya da kuzeye Oregon'a ulaşabilirsiniz. Ancak 101 numaralı yolda daima yoğun bir trafik vardır. 1 numaralı karayolu daha yavaş ancak manzara açısından daha hoştur. Bunun yanında 80 numaralı yolu kullanarak Körfez Köprüsü üzerinden Berkeley'e ulaşabilirsiniz.

“Hawaii”

Hawaii, Kuzey Pasifik Okyanusu'nda, Kaliforniya'nın yaklaşık 3,846 km güneybatısında yer alan 132 adadan oluşan takımadalar kümesidir. Takımadalar, güneyden kuzeye doğru 2,451 km boyunca uzanır. Hawai'nin başlıca 8 adası, Niihau, Kauai, Oahu, Molokai, Lanai, Maui, Kahoolawe ve Hawaii'dir. Bu adaların kapladığı toplam alan, 16,760 km2'dir. Diğer adalar küçüktür ve meskûn değildir. Volkanik faaliyetlerle şekillenen Hawaii adaları, gerçekten en büyük adalar içerisinde yer alır. Adaların iç kesimleri dağlıktır, buna rağmen kıyı kesimi tipik olarak engebeli kayalardan ve kumlu sahillerden oluşur. Başlıca Hawaii şehirleri, Honolulu (başkent), Hilo, Kailua ve Kaneohe'dir. Hawaii nüfusu yaklaşık 1,1 milyondur.

Hawaii adaları, dünyanın en popüler tatil beldelerindendir. Sörf yapmak, yüzmek, dalış sporları, tenis, yelkenli, golf, kamp, avcılık, yürüyüş, balık tutmak gibi çeşitli etkinlikler için çok uygun bir bölgedir. Milli parklar arasında Hawaii Volcanoes National Park, Kalaupapa National Historical Park ve Haleakala National Park yer almaktadır. Başlıca eyalet parkları ise, Akaka Falls, Haena, Kokee, Sacred Falls, Wailua River ve Waimea Canyon'dur.

Hawaii, çok sayıda müze ve kültürel etkinlik imkânına sahiptir. Oahu'daki Bishop Müzesi (özellikle Polonya kültürünü yansıtır), Honolulu'da Mission Houses Müzesi, Hilo'da Lyman House Memorial Müzesi ve Waimea'da Kamuela Müzesi önemli müzelerdir. Kültürel etkinlikler ise, Laie'daki Polynesian Cultural Center, Honolulu Academy of the Arts (Avrupa, Asya ve Hawaii sanat eserleri ile tanınır), Honolulu Symphony Orchestra, Hawaii Opera Theater ve Royal Hawaiian Band'dır. Oahu adasında başlıca üç tiyatro grubu vardır, Honolulu Community Theater, gençlere yönelik Honolulu Theater ve Windward Theater Guild.

Tropikal bir alanda yer almasına rağmen, Hawaii'nin iklimi ılıktır. Kuzeyden gelen okyanus esintileri genellikle ısının ortalama bir sıcaklıkta kalmasını sağlar. Hawaii'de gündüzler ve geceler yıl boyunca eşittir, çünkü bu eyalet ekvatora yakın bir konumda yer alır. Mevsimlere göre sıcaklıklar genellikle sabittir, çok bir değişim izlenilmez. Yıl boyunca düzlüklerdeki ısı 21°C ve 29°C arasında değişir. Özellikle kış aylarında dağlık alanlar daha soğuk olur. Hawaii' nin en yüksek dağı olan Mauna Kea, kış aylarında kayak yapmaya oldukça elverişlidir

“Santa Barbara”

Santa Barbara Pasifik Okyanusu'yla Santa Ynez Dağları arasında sıkışmıştır. Santa Barbara'ya genellikle California Rivierası da denir. Santa Barbara’da özellikle Santa Barbara County Courthouse, Mission Santa Barbara ve Santa Barbara Sanat Müzesi görülmesi gerekli yerlerin başında gelir. Bölge; plajları, batı kıyısındaki iskelesi, botanik ve zooloji bahçeleriyle Doğu California'nın en hoş yerlerindendir. Santa Barbara Los Angeles’tan arabayla bir saat uzaktadır.

“Orlando”

Dünyanın önde gelen turistik noktalarından birisi olan Orlando'da turistik yerler şehir merkezinden 63 kat daha büyüktür. O nedenle eğlence parkları şehir merkezine yakın değişik semtlerde yer almaktadır. Örneğin Walt Disney eğlence parkı, Orlando şehir merkezinin güneybatısında, Sea World ise Beeline Expressway'in yanında, otellerin ve alışveriş merkezlerinin, yani yaşamın kalbinin attığı Kissimme yöresi ise, 32 kilometre şehrin güneyinde yer alır. Yani şehir merkezine gitmek için özel bir çaba harcamalısınız. Orlando'nun en iyi tarafı merkezde yer almasıdır. Kısa sürede Meksika Körfezine, Atlantik Okyanusu'na, Daytone Sahiline ulaşabilirsiniz. Bütün bu yerlere 1/2 saatlik süre içinde gitme imkânınız var. Orlando, Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletinde yer almaktadır. Ülkenin güneyinde yer alan Orlando, yıl boyu yaşanan sıcak havasıyla eğlence parklarının dünyadaki en önemli merkezlerinden birisidir. Bu nedenle şehirde, her birini ancak bir günde gezebileceğiniz 15'den fazla konulu park vardır. Orlando bütün dünyada, ailece eğelenebileceğiniz her türlü etkinliğin bir arada olduğu en büyük parkları bünyesinde barındırmaktadır. Ama Orlando denince de ilk akla gelen yerlerin başında, Disneyland gelir... Yani çizgi kahramanlara hayat veren Walt Disney'in dünyası gelir. Walt Disney, kendi çocuğuyla birlikte gittiği bir eğlence parkında çocukları salıncaklarda sallanırken, kafasında bu parkların ilk temellerini attığını anılarında yazmaktadır. Disney'in bugün ailelerin çocuklarıyla birlikte eğlenmesi için ilk adımlarını attığı parktan bu yana geçen yılların ardında, inanılmaz bir eğlence sektörü yatmaktadır. Orlando'da ayak basar basmaz hemen her yerde karşınıza eğlence yerlerinin tanıtımları çıkmaktadır. Orlando’da yerleşim çok ilginçtir. Zaten Orlando'ya tatile gelenlerin büyük çoğunluğu, tatil merkezlerinin yakınında bulunan Kissimme yöresinde kalmaktadır. Burada hemen her ihtiyaca cevap verecek otel, motel, apart otel gibi tesisler vardır. 192 numaralı yolun ortasından geçtiği Kissimme bölgesi, Orlando'ya gelenlerin büyük çoğunluğunun kaldığı yerdir. Alışveriş merkezleri, yemek yenilecek her türlü lokanta, büyük süper marketler, hediyelik alabileceğiniz her türlü mağaza kısacası Kissimme yöresine, Orlando'nun turizm merkezi denilebilir.

En büyük özelliklerinden biri de Disneyland gibi en önemli tatil yerlerine çok yakın olması ve alışveriş imkânlarının sınırsız olmasıdır.

“Honolulu”

Hawaii Adaları'nın başkenti olan Honolulu'da her türlü su sporları ve etkinliklere rastlamanız mümkündür. Dünya jet sosyetesinin de gözde tatil kentlerinden biri olan Honolulu, doğal milli parklarıyla ve sınırsız gece hayatıyla rekabet edilmesi zor bir üne sahiptir.

“Boston”

Amerika'nın en kalabalık öğrenci popülasyonuna sahip şehridir. Boston’da Martha’sı Vineyard'ı (Martha'nın şarap bağları) ziyaret edebilir, ünlü Özgürlük Parkurunda yürüyüş yapabilir ve Vermont ya da New Hampshire'da kayak yapabilirsiniz.

“New Jersey”

20,295 km2'lik bir alanı kaplayan New Jersey, Appalachian Vadisi, New England Dağları, Piedmont Platosu ve Atlantik Sahili Ovası olarak 4 ana bölgeye ayrılabilir. Eyaletin kuzeybatı köşesinde yer alan Appalachian Vadisi Bölümü New York'tan Alabama'ya uzanan coğrafi alanın bir kısmını kapsar. New England Dağları Bölümü, alçak ve yassı dağlardan oluşur. Eyaletin kuzeydoğu bölümünü kaplayan Piedmont Platosunda, Ramapo ve Watchung Dağları yer alır. Atlantik Sahili Ovası genelde düz bir alandır ve eyaletin yarısından fazlasını içine alır. Eyaletin en uzun nehirleri Hudson ve Delaware'dır. En büyük şehirleri Newark, Jersey City, Paterson, Elizabeth ve Trenton'dır New Jersey'nin nüfusu 8 milyonun üzerindedir.

New Jersey'de 30 civarında kolej ve üniversitenin yanısıra yaklaşık 20 Community College vardır. New Brunswick, Newark ve Camden'de kampüsleri olan Rutgers Üniversitesi, eyalette bulunan en önemli devlet üniversitelerinden birisidir. Eyalet kolejleri, Union'daki Glassboro, Jersey City, New Jersey Kean Kolejleri, Mahwah'daki Montclair, Ramapo kolejleri, Wayne kentindeki Stockton, Trenton ve William Paterson Kolejleri'dir. Özel kuruluşlar Madison'daki Drew Üniversitesi, Rutherford'daki Fairleigh Dickinson Üniversitesi, Princeton'daki Princeton Üniversitesi, Lawrencewille'deki Rider Üniversitesi ve Hoboken'deki Stevens Teknoloji Enstitüsüdür.

New Jersey'de, 40 park ve 11 orman vardır. Özgürlük Anıtı'nın ve Ellis Adasının yakınındaki Hudson Nehrinin kıyılarında yer alan Jersey City Liberty State Park, Manhattan ufuklarının mükemmel manzarasını seyretmeye imkân sağlar. Diğer ilginç ve görülmeye değer yerler Palisades Interstate Parkı, Delaware Water Gap Dinlenme Alanı, Morristown Milli Tarih Parkı, Lambert Kalesi, Edison National Historic Site ve Allaire State Park'ındaki Allaire Köyüdür.

“Florida”

Florida Eyaleti, 140,098 km2'lik bir alan kaplamaktadır. Florida'nın güney kısmı genelde düzlüklerle kaplı iken, orta ve kuzey kısımları tepeliktir. Florida, altı tabii bölgeye ayrılabilir, bunlar: deniz kıyısının tümünü kapsayan Coastal Lowlands, Florida yarımadasının kuzey-batısında bulunan Western Highlands, yarımadanın orta-kuzey kısmında bulunan Marianna Lowlands, yarımadanın doğu kısmını kaplayan Tallahassee Hills bölgesi, Florida yarımadasının büyük bir kısmını işgal eden Big Cypress ve Everglades'in sazlık bölgesidir. Florida sahilinin Atlas Okyanusu kıyısındaki bölümü 933 km'lik bir alanda uzanırken, Meksika Körfezine kıyı olan bölümü 1,239 km'dir. St. John's, Apalachicola ve Suwannee, Florida'nın otuz-dört nehrinden sadece üçüdür. Florida'nın başkenti Tallahassee'dir. Jacksonville, Miami, Tampa, St. Petersburg, Hialeah ve Orlando eyaletin en kalabalık şehirleridir. Florida'da 13 milyondan fazla insan yaşamaktadır.

Florida'da otuzdan fazla özel üniversite ve otuza yakın devlet üniversitesi vardır. Gainesville'de bulunan Florida Üniversitesi, eyaletin en büyük yükseköğrenim kurumudur. Bunun dışında, devlet eğitim kurumları şunlardır: Tallahassee'de Florida State Üniversitesi ile Florida A & M, Boca Raton'da Florida Atlantic, Kuzey Miami'de Florida International Üniversitesi, Orlando'da Florida Üniversitesi, Jacksonsille'de New Florida Üniversitesi, Tampa'da South Florida Üniversitesi ve Pensacola'da West Florida Üniversitesi'dir. Özel okullar arasında Coral Gables'te Miami Üniversitesi, Lakeland'de Florida Sourn, Winter Park'ta Rollins Koleji, DeLand'de Stetson Üniversitesi, Tampa Üniversitesi ve Jacksonville Üniversitesi'dir.

Florida, plajları, sıcak iklimi ve güneşli günleri ile bilinmektedir. Açık hava faaliyetleri arasında, tenis, golf, softball, su sporları, midye ve fosil toplama, balık ve yabani hayvan avcılığı, dağcılık ve yaban hayatı fotoğraflama sayılabilir. Eyaletin sınırları dâhilinde, doksan iki eyalet parkı, tarihi anıt, dört eyalet ormanı, iki plaj ve yaban hayatı koruma milli parkı bulunmaktadır. Eyaletin neredeyse güney uç kesiminin tamamını kaplayan Everglades National Park, Kuzey Amerika'da yabanıl alanların en büyüğüdür.

“Philadelphia”

Amerika'nın dördüncü büyük kentidir. Philadelphia Amerikanın Bursa'sıdır. Gerek Amerika’nın İstanbul'u New York ve Ankara'sı Washington arasındaki benzer konumu ve gerekse Tofaş benzeri başa güreşen basket takımı ile Philadelphia dendiğinde insanın aklına Bursa gelmelidir. Cetvelle çizilmişçesine garip bir mimari düzenlemeye sahip kesinlikle yaşanılası, sanata olağanüstü saygı duyulan, müzelerin ve sanat evlerinin mutlaka gezilmesi gereken bir şehirdir. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi'nin ilk açıklandığı yerdir. Gece gezilecek başlıca mekânlar Old City veya South Street üzerindeki bilumum bar veya kuküplerdir. Tüm bölgelerinde ücretsiz geniş bant kablosuz internet hizmeti sunulur.

“Chicago”

Görülmeye değer ufuk çizgisi, ödül kazanmış mimarisi ve Michigan Gölü kıyısındaki nefes kesen yerleşimiyle Chicago, Amerika'nın en çok ziyaret edilen şehirlerinden bir tanesidir. Sporseverler Amerikan Beysbol Ligi'nin tadını çıkarırken; müzik düşkünleri de Chicago'nun meşhur kulüplerinden birinde Blues ya da Jazz dolu gece boyunca dans edebilirler.

Chicago, Amerikalılara göre ne nefis dağları, ne de havası için yerleşilecek bir kent. Tek kelimeyle fırsatlar şehridir. Tam bittim derken yeni baştan doğacağınız bir kenttir. Şehir de öyle yanmış, yıkılmış defalarca ama hala 1 numara diyebiliriz.  Örneğin merkezde yer alan Su Kulesi 1700 evin yandığı, 300 kişinin öldüğü o ünlü Chicago yangınından ender sağ çıkan yapılardan bir tanesidir.

Şehrin önemli alışveriş merkezlerinden biri olan 74 katlı Waters Tower Place yapısında ne ararsanız bulabilirsiniz. Sabah 10’dan akşam 7 ye kadar açık mağazalar arasında Amerika'da büyük reklamı olan Marschall Field,Lord & Taylor da bulunmaktadır. Günde 1 milyon dolarlık alışveriş yapılmakta olan bu binada lezzetli restoranlar ve kafeler de bulunmaktadır. Ayrıca  Chicago Palace ve Saks Fifth Avenue ünlü mağazaların yer aldığı alışveriş merkezleri arasındadır.

Şehri sadece yürüyerek değil atlı arabalarla da gezebilir, Michigan Gölü'nde gezi gemilerine katılabilirsiniz. İdeal Amerikan mutfağı için Arine Restoran, Chicago Chop House ya da Spiaggia Bistro 110, Hillerys gibi restoranlar tercih edilebilirsiniz.

Bir sene boyunca Chicgo'nun kültürel ortamı, yüzlerce şov, festival ve özel toplantılara ev sahipliği yapar. Ünlü spor takımları Chicago Bulls, Cubs, White Sox, Blackhawks ve Bears'ı izleyebilirsiniz. Göl kıyısında yüzme, voleybol ve bisiklet gezileri gibi sporlar yapabilir, Amerika'nın en yüksek binası olan Sears Tower'ın tepesine çıkabilirsiniz. Ayrıca Millenium Park'ta buz pateni yapabilir, bütün bunlardan sonra hala boş zamanınız kalmışsa 'Magnificient Mile denilen restoran, bar, müze, galeri ve butiklerle dolu bölgeyi keşfedebilirsiniz.

» Görülecek Yerler

“Jefferson Memorial”

1942 yılında inşaa edilmiştir. Thomas Jefferson'ın Rudolph Evans tarafından yapılan muazzam bir bronz heykeli anıtın içinde bulunmaktadır. Heykel Jefferson'ın en etkileyici yazılarından pasajları içeren paneller tarafından çevrelenmiştir. İstek üzerine sabah 8'den gece yarısına kadar olan süre içinde tur yapılabilir.

“Federal Bureau of Investigation”

Dünya'da bulunan tüm silahların birer örneği bulunduğu bu yerde ajanlar size tur sonunda küçük bir de tanıtım düzenliyorlar. Turda FBI suç laboratuvarları, FBI'ın tarihi geçmişini anlatan bir sergi, dünyanın sayılı gangster, ajan ve uyuşturucu satıcılarından yakalanmış ve hala aranmakta olan kişileri hakkında tur sırasında bilgi verilmektedir.

“Ford's Theatre”

14 Nisan 1865'te John Wilkes Bootho tarafından Başkan Abraham Lincoln'un suikaste uğradığı yerdir. Restore edilen tiyatro hala pek çok gösteriye ev sahipliği yapmaktadır. Gösteri gün ve saatleri; Salı-Pazar 9.30, Perşembe 13.00, Pazar 15.00. Ford Tiyatrosu müzesi en alt katta bulunmaktadır ve suikast ile ilgili 400 tarihi parça canlandırılmaktadır. Tiyatro içinde her saat başı Ulusal Park görevlileri tarafından suikast ile ilgili bir konuşma sunulmaktadır.

“Kreeger Museum”

19 ve 20. yüzyıl sanatının en nadide örneklerinin sergilendiği müzede Monet, Picasso ve Moore'un eserlerini görebilirsiniz.

“National Gallery of Art”

2 binadan oluşan ve dünyanın en ünlü müzelerinden biri olan bu müzede, 13 yy. dan günümüze kadar uzanan Avrupa sanatı ile sömürge döneminden günümüze Amerikan sanatının en güzel örneklerini ve koleksiyonlarını barındırmaktadır. Bati Kanadında İtalyan resim ve heykellerini görebilirsiniz, özellikle Leonardo da Vinci'nin tablosunu görmenizi tavsiye ederim. Daha çağdaş örneklerin bulunduğu Doğu kanadında ise 20. yy Avrupa ve Amerikalı sanatçıların eserlerini görebilirsiniz. Van Gogh, Edgar Degas, Claude Monet, Manet, Delacroix, Renoir, Cezanne ilk aklıma gelenler. Ayrıca müze de, daha çok balerinlerin provalarını resmetmesiyle ünlü ressam Edgar Degas'ın günümüze kadar korunmuş 69 balmumu heykelinden 17 tanesi bulunmaktadır. Galeri pazartesi-cumartesi 10-5, pazar günü 11-6 arası ziyaret edilebilir.

“National Museum of American History”

Amerikan'ın sömürgelerden bugüne kadar olan tarihsel geçmişi içinde bir yolculuk yapacağınız bir müzedir.

“National Museum of The American Indian”

Amerikan Kızılderililerin günlük yaşamlarından çeşitli örneklerin gösterildiği müzedir.

“National Museum of African Art”

Afrika kıtasının zengin görsel geleneklerinden parçaları görebileceğiniz müzedir.(Smithsonian Institution'e bağlıdır.)

“National Museum of American Art”

Amerika'daki ilk federal sanat koleksiyonudur ve. Smithsonian Institution'e bağlıdır.

“National Museum of Women İn The Arts”

Kadın sanatçılarının başarılı çalışmalardan örnekleri görebileceğiniz müze. Müzede bulunan eserler değişik zaman & ulustan kadın sanatçılara aittir.

“U.S. Capitol”

Amerikan'ın en tanıdık yerlerinden biri olan muhteşem kubbeli büyük beyaz yapı. Çoğumuzun Beyaz Saray olarak bildiği ve Senato ile Yüksek Mahkeme'nin bulunduğu binadır. Günde ortalama 25000 kişi tarafından ziyaret edilir. 09.00-15.45 arasında 35 dakikalık rehber eşliğindeki bir tura katılınabilir.

“The White House”

George Washington (yapımın görse de oturamadığı) dışındaki tüm Amerikan başkanlarının görev sürelerince kullandıkları ikametgâhlarıdır. 200 yıl önce yapılmış olan yapının, 1948-1952 yılları arasındaki renovasyon ile dış cephesi olduğu gibi korunurken, iç mimarisi yeni baştan düzenlenmiştir. Daha önce görev yapmış başkanlardan kalma antika ve orijinal parçalar dekorasyonu tamamlamaktadır. Şehri ziyaretiniz sırasında mutlaka gezmeniz tavsiye edilir. Salı-Cumartesi saat 10.00.

“West Reflecting Pool”

Pek çok konser, politik gösteri ya da yılbaşında toplanan binlerce insanı çevresinde barındırmış olan bu havuzu pek çok filmde görmüşsünüzdür. Fazla söze ne hacet; umarım Washington'a kadar gidip bu meşhur havuzun ekrandaki görüntüsünden ziyade gerçeğini görmeden gelmezsiniz.

“Disneyland”

Los Angeles'a gelip de Disneyland'e uğramadan gitmek olmaz. Disneyland dört ana bölümden oluşur: Birinci bölüm Adventureland adı verilen bir ormandan oluşur ve Indiana Jones ve Forbidden Eye bölümleri görülebilir. İkinci bölüm olan Frontierland bir vahşi batı havası oluşturur. Üçüncü bölüm olan Fantasyland Disney'in favori karakterlerini içinde barındırır. Son bölüm olan Tomorrowland ise gelecekle ilgilidir. Tüm bunlarla birlikte Disneyland çok kalabalık bir yerdir. Bu yüzden buraya öğleden sonra çocukların evde uykuya yattığı saatlerde gelmeniz sizin için daha iyi olacaktır.

“Universal City”

Universal City Los Angeles’ın en büyük, en eğlenceli parklarındandır. İçinde Universal Studios film stüdyolarını da barındırır. Stüdyo 1915'te inşa edilmiştir ve 1964 yılından bu yana halka açıktır. Backlot Tour'daki bir tramvaya binerek buraya gezebilir, film çekilen alanları görebilirsiniz. Burada özel efektleri görme şansınız da olabilir. Burada ayrıca sekiz adet restoran bulunmaktadır. Burayı gezip restoranların birinde yemek yemek hoş olabilir.

“Beverly Hills”

Beverly Hills, zengin ve ünlülerin yaşadığı bir yerdir. Bölge birçok diziye ve de filme mekân olmuştur. Burada her köşe başında bir Mercedes görmek işten bile değildir. Eğer burada alışveriş yapmak isterseniz Rodeo Drive' a gidebilirsiniz. Burada Tiffany, Armani, Vuitton gibi ünlü markalar "en pahalı kim" yarışı içerisinde satış yapmaktadır. Kuzey Beverly Hills lüks yaşamın ana merkezi konumundadır. Burada Jack Nicholson, Warren Beatty ve Harrison Ford gibi ünlülerin evlerini görebilirsiniz. Eğer daha sakin ancak yıldız kaynayan başka bir yer görmek isterseniz Los Angeles’ın batısındaki 'Bel Air' a uğramanızı tavsiye ederiz.

“Malibu”

Los Angeles’da bulunan plajların çoğu kirlidir ve o kadar da rağbet yoktur bu plajlara ancak bazı plajlar gitmeye değer niteliktedir. Malibu’da Güney California'nın en çok temiz plajlarındandır. Eğer güneşlenmek veya denize girmek istiyorsanız Malibu sizin için en iyi seçim olacaktır. Malibu'da birçok yer özel işletmeler tarafından sahiplenilmiş olsa da burada halka açık çok hoş plajlar bulacağınıza emin olabilirsiniz.

“Venice Plajı”

Venice Plajı insan yoğunluğunun fazla olduğu yerlerden biridir. Plajdaki 'Ocean Front Walk' bölgesi koşucular, akrobatlar, müzisyenler, basket oynayanlar ve de zinde kalmakla kafayı bozmuş insanlarla doludur. Burası yıllar önce sadece sular altında kalmış bir yerdi; ancak bir sigara şirketi burayı gondolla kanallarında gezi yapılan bir eğlence alanına dönüştürdü. Şu anda birçok kanal kapanmış olsa da bölge eski canlılığını hala korumaktadır. Burası alışveriş yapmak sonra da oturup insan kalabalıklarını seyretmek için uygun bir yerdir.

“Getty Müzesi”

Los Angeles’taki müzelerin en başında J. Paul Getty Müzesi gelir. Müze Santa Monica'nın batısında Pasifik Kıyı Yolu üzerindedir. Müzenin orijinal koleksiyonu bir villa içinde bulunmaktadır ve koleksiyonun değeri yaklaşık üç milyar dolardır. Müze içindeki ve dışındaki bahçeleri, Yunan-Roma zamanında kalma olan antika objeleriyle dikkati çekmektedir. Villa 1997 yılında halka kapatılmıştır ve 2001 yılına kadar açılmayacaktır; ancak müzedeki fotoğraflar Santa Monica Dağları'ndaki Getty Center'da görülebilir.

“Knott's Berry Farm”

Burası Disneyland'in 6 km kuzeybatısındadır. Berry Farm vahşi batı tarzında zaman geçirmek ve de kızarmış tavuk yemek için en uygun yerdir. Bölge eskiye oranla biraz daha gelişmiştir; ancak silahlı düellolar ve altın arayışı hala revaçtadır. Ayrıca burada Meksika tarzı bir yer olan Fiesta Village ve küçükler için Snoopy Kampı vardır. Buraya eğer açıksa I-5 yolu veya 91 numaralı yolu kullanarak ya da arabanız yoksa otobüsle gelebilirsiniz.

“Pasadena”

Pasadena, kiliseleri ve binalarıyla tarihi bir yer niteliğindedir. Burayı gezerken binaların mimarisine hayran kalacağınızdan eminiz. Özellikle Charles ve Henry Greene tarafından dizayn edilen 'Gamble House'u görmenizi tavsiye ederiz. Şehrin kalbi 'Old Town Pasadena' olarak bilinir. Bu bölge 14 bloktan oluşmaktadır. Butikleri, restoranları, kafeleri, antik kitapçılarıyla görülmeye değer bir yerdir. Ayrıca Green Oteli ve de klasik sanatın örneklerinin sergilendiği Norton Simon Müzesi de görülmesi gereken yerlerdendir. Old Town'un birkaç mil doğusunda Huntigton Kütüphanesi, Müzesi ve Botanik Bahçeleri görülebilir. Burası bir öğleden sonranızı geçirebileceğiniz hoş bir kültürel merkezdir. Gutenberg'in orijinal incilini ve Benjamin Franklin'in kendi el yazısından otobiyografisini bulabilirsiniz. Sanat galerisi ise içinde İngiliz ve Fransız ressamlarının tablolarını ve Amerikan sanatına ait örnekleri içinde barındırır. Botanik Bahçeleri ise 15 ayrı bölümden meydana gelmektedir. Bunların en popülerleri Çöl, Japon ve Shakespeare Bahçeleridir.

“La Brea Tar Kazı Alanları”

La Trea Bar bölgesi dünyanın en önemli paleontolojik kazı alanlarından biridir. Burada yaklaşık 40.000 yıllık bitki ve hayvan fosilleri bulunmaktadır ve de hala çoğu gün ışığına çıkartılamamıştır. Burada arkeologları paleontolojik kazı yaparken görebilirsiniz. Çıkan fosiller George C. Page Müzesi'nde sergilenmektedir. Bu müzede saber-tooth kaplanı ve kocaman kurt fosilleri vardır.

“San Gorgonio Wilderness”

San Gorgonio ağaçları ve gölleriyle 150 km kare alan kaplamaktadır. Bu bölgede bulunan San Bernardino Dağları ve San Gorgonio Tepesi önemli alanlardandır ve ikisi de 3000 m'den yüksektir. Bölge karmaşık topoğrafik yapıya sahiptir: dağlar, kanyonlar ve tepelikler. Bölge vahşi yaşam bakımından zengindir. San Bernardino Dağları ve San Gorgonio Tepesi arasındaki Jenks Gölü piknik ve yürüyüş için ideal bir yerdir. San Gorgonio'da kamp kurmak için de uygun alanlar bulabilirsiniz. San Gorgonio arabayla Los Angeles’tan 90 dk. Uzaktadır. Buraya Big Bear'dan kalkan otobüslerle ya da 38 numaralı yolu kullanarak kendi aracınızla gelebilirsiniz.

“Palm Springs”

Palm Springs ünlülerin kışın geldiği yerlerdendir. Bölgede yaklaşık 250.000'in insan, 10.000 yüzme havuzu, 85 golf alanı ve Los Angeles ‘daki plastik cerrahların %90'ı bulunur. Palm Springs gaylerin yeni gözde alanı olmakla beraber, ilkbahar tatiliyle birlikte burası kolejlilerle dolar. Ancak burada havuza gitmek ya da golf oynamaktan başka yapılabilecek bir şey yoktur. İnsanların buraya gelinmesinin temel nedeni yakındaki kanyonları, dağları ve çölü gezmektir. Andreas, Murray, Palm ve Tahquitz en popüler kanyonlardır. Ayrıca 1800 m yüksekliğindeki San Jacinto Dağları'na teleferikle çıkmak da ayrı bir zevktir. Ayrıca bölgede birçok müze bulunur. Palm Springs Çöl Müzesi, Yaşayan Çöl Müzesi, Kalp Müzesi bunların en popülerleridir. Palm Spring LA ‘in arabayla iki saatlik yol doğusundadır. Ayrıca buraya 'Greyhound' servisleriyle veya trenle de gelebilirsiniz.

“Santa Barbara”

Santa Barbara County Courthouse, Mission Santa Barbara ve Santa Barbara Sanat Müzesi'dir. Bölge; plajları, batı kıyısındaki iskelesi, botanik ve zooloji bahçeleriyle Doğu California'nın en hoş yerlerindendir. Santa Barbara Los Angeles’tan arabayla bir saat uzaktadır.